
Hosted by Podbee Media · TR

Dünya zor bir yılı geride bıraktı, peki ya önümüzdeki dönem? Ipsos'un 30 ülkede gerçekleştirdiği araştırma, çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor: Her on kişiden altısı geçen yılın ülkeleri için olumsuz geçtiğini düşünürken, yarısı bu karamsarlığı kişisel ve aile yaşamlarına da yansıtıyor. Bu aslında “genel olarak insanlığın bir normali”. Her zaman bireyler ülkelerin durumunu kendi durumlarından daha kötü olarak değerlendiriyor. Peki, bu karamsar tablonun ardından ne geliyor? İşte şaşırtıcı olan kısım: Aynı insanların neredeyse dörtte üçü 2026'da kişisel yaşamlarının daha iyi olacağına inanıyor. Bir yıl önce hayal kırıklığı yaşayan dünya, şimdi umutla geleceğe bakıyor. Yeni yılda öncelikler neler? İnsanlar 2026'da neyi değiştirmek istiyor? Ailelerine ve sevdiklerine daha yakın olmak. On kişiden sekizi sosyal bağlarını güçlendirmeyi hedeflerken, dörtte üçü fiziksel olarak daha aktif bir yaşam vaat ediyor kendine. Ancak her şey bu kadar parlak değil… Bu umut dolu tablonun ardında ciddi kaygılar gizleniyor. Yapay zeka devrimi heyecan kadar korku da yaratıyor: Üç kişiden ikisi, yapay zekanın işlerini ellerinden alacağından endişe duyuyor. Küresel barış konusunda ise iyimserlik oldukça düşük, bireylerin sadece yüzde 29'u Ukrayna'daki çatışmanın 2026'da sona ereceğine inanıyor ve belki de en endişe verici olanı: Neredeyse her beş kişiden dördü, gezegenimizin daha da ısınacağını ve daha şiddetli hava olaylarıyla yüzleşeceğimizi öngörüyor. 2026 umut mu yoksa endişe mi getirecek? Zaman gösterecek. Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, bu konuyu Istanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr Erhan Aslanoğlu’nun uzman yorumları ve Ipsos Türkiye Kıdemli Müşteri Yönetimi Direktörü Gülin Eraydın’ın aktardığı araştırma verileri ile birlikte tartışıyor.

Günümüzde artık araç kullanıcıları araç sahipleri ve araç hizmeti alanlar olarak ikiye ayrılıyor. Avrupa’da hafta içi en az bir kere kişisel aracını kullananların oranı %80. Amerika’da da bu oran Avrupa ile paralel. Kişisel aracını kullananların %23’ü ulaşım şeklini değiştirmeyi düşünüyor. Burada ekonomik etkenler ve çevre faktörü geleneksel bireysel sahiplik modelinden paylaşımlı kullanım modeline geçişi hızlandırıyor. Yani artık bir arabanın tek sahibi değil, onlarca kullanıcısı olması söz konusu. Kişisel aracını kullanmakta ısrarcı olan bireylerde ise hareket özgürlüğünü koruma ve yaşanılan bölgede toplu taşıma altyapısı olmaması öne çıkıyor. Türkiye özelinde ise her 5 kişiden 1'i önümüzdeki 6 ay içinde araç alımı ya da değişimi planlıyor. Satın alma kararlarında çevresel faktörler mi yoksa maddi nedenler mi öncelikli sorusu, bu dönüşümün yönünü belirleyecek kritik bir nokta olarak öne çıkıyor. Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, konukları Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Bozkurt ve Ipsos Türkiye Müşteri Deneyimi Birimi Ülke Lideri Ahmet Bütüner ile araç sahipliğinin ne yöne evrileceğini ve araç sektörünü nelerin beklediğini mobilite başlığı altında tartışıyor.

Günümüz toplumlarındaki kırılma ve ayrışmalara dair pek çok farklı yaklaşım bulunuyor. Araştırmaların çoğu, toplumsal bölünmenin temelinde 'sıradan vatandaşlar' ile siyasi ve ekonomik elitler arasındaki uçurumun yattığı konusunda hemfikir. Bu durum mevcut sistemden duyulan hoşnutsuzluğun açık bir göstergesi. Ekonomi ise bir başka önemli ayrışma noktası. Toplumun büyük kesimi ekonomik sistemin, zenginler ve güçlüler lehine kurgulandığını düşünüyor. Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve fırsat eşitsizliği bu algıyı her geçen gün daha da güçlendiriyor. Tüm bu faktörler bir arada değerlendirildiğinde karşımıza kritik bir soru çıkıyor: Günümüz toplumlarını gerçekten bölen en derin fay hattı hangisi? Elit-halk ayrımı mı, ekonomik eşitsizlikler mi, yoksa bambaşka bir dinamik mi toplumsal dokuyu parçalıyor? Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, bu konuyu İstanbul Politikalar Merkezi'nde Direktör ve Sabancı Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü Senem Aydın Düzgit ‘in uzman yorumları ve Ipsos Stratejik Araştırmalar Bölüm Lideri Beste Yıldız’ın aktardığı araştırma verileri ile birlikte tartışıyor.

Dünya genel olarak olumsuz bir dönemden geçiyor. Şu an içerisinde bulunduğumuz dönem, bundan 5 yıl önce yaşanan pandeminin ardından gelen ve hala devam eden ekonomik kriz, politik istikrarsızlık ve öngörülemezliğin yarattığı stres ile şekilleniyor. Hayatımızın içinde birebir yaşadığımız global ısınma ve takip eden ekstrem doğa olaylarını da düşününce şu soru akıllara geliyor: “ Hakikaten en bahsız nesil biz miyiz?” Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, konukları Psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş ve Ipsos Türkiye CHRO’su Yaprak Kılıççı ile içinde bulunduğumuz dönemdeki bu olumsuz tablodan “iyi olma haline” geçişi ve bu konudaki çözüm ve yöntemleri tartışıyor.

Tarihte, o sıradaki geçmiş ile gelecek arasında kırılma yaratan teknolojik gelişmeler olmuş ama bu dönemlerin öncesi ve sonrası arasında arafta kalınan dönemler de var, ki sonrasında o araf dönemleri pek de ele alınmış değil. Şimdi ise bambaşka bir kırılma ile karşı karşıyayız. Üretimin zihinsel tarafında işi makinalara bırakıyoruz. Düşünsel üretimi yapay zekâya ihale ettiğimizde, insanlığın kadim birikiminin sonraki nesillere aktarımının nasıl olacağı sorusu hepimizin gündeminde. Öte yandan insanların esasen kendi arzuları ile uzaklaştıkları geçmişe özlem duyduklarını da görüyoruz. Önümüzdeki araf döneminde giderek daha fazla tecrübe edeceğimizi düşündüğümüz bu dilemma üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, konukları Prof Dr. Besim F. Dellaloğlu ve Ipsos Türkiye İş Geliştirme Direktörü Özlem Tekintaş Aydın ile kendi arzumuz ile uzaklaştığımız geçmişe özlemi ve düşünsel üretimi yapay zekâya devrettiğimizde insanlığın kadim birikiminin sonraki nesillere aktarımının nasıl olacağını ele alıyor.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Sürdürülebilirlik konusu global olarak birkaç senedir odak noktaları arasında. Dünya’nın önde gelen endişe noktalarında sosyal eşitsizlik boyutu son verilere göre 3. Sırada ve İklim krizi de 9. Sırada yer alıyor. Türkiye'de de sürdürülebilirlik konularına olan ilgi her geçen gün artıyor. Türkiye olarak yaptığımız Segmentasyon araştırmasına göre, Türkiye’de tüketicilerin %43'ü, sürdürülebilirlik konusuna dikkat eden markalar için daha fazla ödeme yapmaya hazır olduklarını belirtiyor. Ayrıca, tüketicilerin %47'si, sürdürülebilirlik konusunda adım atmayan markaların ürünlerini satın almayacaklarını ifade ediyor.Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, konukları Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Prof. Dr. Haluk Gürgen ve Ipsos Kilit Müşteri Yönetimi Ekibi’nden Sezi Peynirci ile sürdürülebilirlik ile ilgili tanımlardan ve genel olarak bireylerin bu konudaki davranış farklılaşmasını tartışıyorlar.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Göç, insanlık tarihi kadar eski bir olgu. Savaşlar, baskıcı rejimler, doğal afetler, kıtlık ve yoksulluk gibi bir çok nedenle dünya üzerindeki hareketlilik durmadı, durmuyor. Bugün, bu eksende “mülteciler” konusunu ele alıyoruz. Şimdilik bu konuya ev sahibi vatandaşlar, açısından bakıyoruz. Hem Türkiye’deki hem de globaldeki görüşleri, Ipsos’un araştırmaları ışığında derinlemesine inceliyoruz. Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, konukları Prof Dr. Murat Erdoğan ve Ipsos Türkiye Kilit Müşteri Yönetimi Senior Client Officer Yasemin Mutlulu ile göç konusunu, öncelikle göçmen tanımından başlayarak, Türkiye’deki nüfus yapısı ve global görüşler çerçevesinde ele alıyor.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

31 Mart Yerel Seçimleri’nin üzerinden 2 ay geçti ve etkisi hala sürüyor. Seçim sonuçları birçok açıdan farklı değerlendirilebilir ancak bir dönüşümün olduğu yoruma açık olmayan bir gerçek.Muhalefetin seçimlerdeki galibiyetinin kalıcı olup olmadığını değerlendirdik ve bu değerlendirmeyi yaparken oy kullanmayan vatandaşların, emeklilerin kararlarının ve partilerin tercih ettiği adayların seçim sonuçlarına etkisini ele aldık.Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, konukları Dr. Seda Demiralp ve Ipsos Türkiye Sosyal Araştırmalar Bölümü Kıdemli Danışmanı Özlem Bora ile birlikte, Ipsos’un gelenekselleşen Sandık Sonrası Araştırması’nın verileri ışığında 31 Mart Yerel Seçimleri’nin sonuçlarını tartışıyor.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Engellilik insan olma halinin bir parçasıdır. Neredeyse herkes yaşamının belli bir noktasında geçiçi veya kalıcı olarak zayıf düşecek ve uzun yıllar yaşayan insanlar işlevlerini yerine getirme konusunda artan zorluklarla karşılaşacak. OECD ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya nüfusunun yaklaşık %15'i engelli bireylerden oluşuyor, yani dünyada yaklaşık 1 milyar engelli var. Peki bu konuda Türkiye ve dünyada farkındalık seviyesi nedir? Engellilerin tüketici kimliği ile tüketimdeki engelleri ve motivasyonları neler? Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik, konukları Dr. Engin Yılmaz ve Ipsos Türkiye Innovation Bolumu Ulke Lideri Asli Altınel ile engellilik tanımı, Türkiye ve dünyada engellilik konusunda farkındalık ve engellilerin tüketici kimlikleri üzerine tartışıyorlar.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.

Bir ülkede ekonomik kriz olduğunda bundan faydalanan azınlığı bir yana bırakırsak geniş toplum kesimlerinin çok olumsuz etkilendiği bir gerçek. İşletme sahipleri dernekler ve işveren sendikaları üzerinden, mavi yakalı çalışanlar ise tabanda ağırlığı oluşturdukları işçi sendikaları üzerinden hak arayışı içinde oluyorlar. Tüm bu hareketlilik içinde gözlerden kaçan kesimlerden biri de beyaz yakalı çalışanlar.Ortalamanın üzerinde eğitimli, ortalamanın üzerinde gelir sahibi çalışanlar olarak görülen beyaz yakalılar yüksek enflasyondan düşük gelir grupları kadar etkilenmiyor diye düşünenler olabilir. Biz durumun böyle olmadığını yaptığımız araştırma ile ortaya koyduk. Hakikaten’in bu bölümünde Sidar Gedik; konukları Ipsos Türkiye CHRO’su ve İcra Kurulu Üyesi Yaprak Kılıççı ve Kariyer.Net CEO’su Fatih Uysal ile beyaz yakanın çalışma şartlarını, işlerinden & maaşlarından memnuniyeti, yakın gelecekteki planlarını tartışıyorlar.See Privacy Policy at https://art19.com/privacy and California Privacy Notice at https://art19.com/privacy#do-not-sell-my-info.