Loading summary
A
Daha iyi bir gelecek Daha iyi bir gelecek Enerji sağ Doktoryalı çıkman yazıyor burada. Annem bütün mirasını doktoruna mı bırakmış?
Öyle görünüyor. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün İngiltere'nin küçük bir kasabasında saygıdeğer olduğuna inanılan ama oldukça cani bir doktorun hikayesini konuşacağız. Toplumda örnek gösterilen bu insanın aslında sinsice ve haince en az 250 cana nasıl kıydığını dinlemeye hazırsanız başlayalım mı?
İngiltere'nin küçük bir kasabası olan Hyde'da herkes birbirini çok iyi tanıyordu. Gençler ailelerine yakın oturuyor, kasabalılar kendi küçük dünyalarında oldukça mutlu ve huzurlu bir yaşam sürüyorlardı. Burası kesinlikle bir seri katilin ortaya çıkması beklenecek bir ortam değildi. Belki de sırf bu yüzden Dr. Harold Shipman için burası mükemmel bir kurban yuvasıydı.
Harold Frederick Shipman, 1946'da Nottingham kentinde doğmuştu. Ailesi işçi olan Dr. Shipman'ın yaşamı belli kurallarla yürütülüyordu. Shipman ailesi için insanların nasıl göründüğü, ne yaptığı, çevresine ne şekilde fayda sağladığı çok önemliydi. Shipman özellikle annesine çok yakındı.
17 yaşındayken annesi hastalanıp öldü. Hasta kadın yaşamının son günlerinde o kadar acı çekiyordu ki sadece morfin alarak rahatlayabiliyordu. Shipman, yıllar sonra yüzlerce yaşlı hastanın canını alırken de annesini rahatlatan bu ilacı kullanacaktı. Harold Shipman, annesinin ölümünden üç yıl sonra evlendi. Bu sırada Leeds Üniversitesi tıp fakültesinde okuyordu.
1970 yılında mezun oldu. 1974 yılında pratisyen hekim olarak ilk görevine başladı. Annesinin ölümü üzerinden tam 11 yıl geçmişti. Harold Shipman 1980'leri çeşitli hastanelerde doktorluk yaparak geçirdi. 1993'te kendi kliniğini açtı.
1994'e kadar Shipman'ın hastalarının ölüm oranı normal seviyelerdeydi. İngiltere genelindeki doktorların hastalarıyla aynı hızda ölüyorlardı. Ta ki kendi kliniğini açana kadar. 1955'te bu oran yükselmeye başladı ve 1996'da beklenenden 67 daha fazla hastası öldü. Bu ölüm oranı sadece kötü bir doktor olmasıyla açıklanamazdı.
Bu durum Shipman'ın bir meslektaşının dikkatini çekti. Doktor Shipman'ın hastaları beklenmeyecek sıklıkta ölüyorlar. Bakın Sayın Reynolds, eğer bir şeylerden şüpheleniyorsanız suçlamalara başlamadan önce otopsi raporu isteyin. Otopsi yapılamıyor çünkü hastaların aileleri ölülerin yakılmasını tercih etmiş. Eğer onlar talep etmişse yapılacak bir şey yok.
Tamam da bunu ailelere Doktor Shipman önermiş.
Dr. Shipman'ın yaşlı hastaları teker teker ölüyor ve bu neredeyse kimsenin dikkatini çekmiyordu. Bir kişi hariç. Dr. Linda Reynolds.
Dr. Linda Reynolds, Dr. Shipman gibi bir pratisyen hekimdi. Bu tuhaf ölümleri merak eden ve bunun üzerine adli hekime gidip şüphelerini ifade eden tek kişiydi. Fakat açılan soruşturmadan hiçbir sonuç alınamadı.
Doktor Shipman hastalarına her ne yapıyorsa arkasında herhangi bir iz bırakmıyordu. Büyük Manchester bölgesi polisi tarafından soruşturma kapatıldı. Shipman saygın bir doktor olarak kasabada yaşamaya devam etti. Saygınlığı onu dokunulmaz kılıyordu. Shipman iyi bir doktor, sevecen bir adam, saygın bir komşu ve topluluk içerisinde fikirleri ağırlık taşıyan bir vatandaştı.
Cinayetler ortaya çıkmadan önce ulusal televizyondaki bir belgesel programında akıl hastalıklarının tedavisine dair fikirlerini bile belirtmişti. İşte onun gerçek kimliğini bu kadar görünmez kılan ve zaman içerisinde yakalanmasına sebep olacak olan kibri de bu saygınlığından besleniyordu. Dr. Harold Shipman'ın düzenli hastalarından biri de 49 yaşındaki Bianca Pomfret'ti. Bianca haytta yaşamının bütün güzel taraflarını deneyimleyen, sosyal, neşeli bir kadındı.
Dr. Shipman 15 yıldır Bianca'nın hekimliğini yapıyordu. Bir gün hastaneye yürüme mesafesindeki evine doktor ziyaretine gitti. O ziyaretin sonunda Bianca artık ölmüştü. Ölüm nedeni kalp yetmezliği olarak kaydedildi.
Bianca'nın ölümü Hyde'de büyük bir şok yarattı. Ancak kimse doktorundan şüphe etmedi. Aaa doktor bey siz miydiniz? Bugün gelmenize hiç gerek yoktu. Ben kendimi çok iyi hissediyorum.
İlacınızı vermem gerekiyor. Hızlıca bir iğne yapıp gideceğim.
İlginçtir ki polis her seferinde bu kurbanları evlerinde, koltukta normal bir şekilde otururken buluyordu. Halbuki Shipman raporlarında ölümden sonra kapsamlı bir beden muayenesi yaptığını yazıyordu. Bu tür bir muayenenin kurbanlar oturur pozisyonda ve bütün giysileri üzerindeyken yapılması imkansızdı. Ama polisin bunu bilecek tıbbi yeterliliği yoktu. Kurbanların yaşlı ve hasta olmasından ötürü bir cinayetten şüphelenmediler.
Aynı zamanda Dr. Shipman'ın en az 10 yıldır baktığı bu hastaları şimdi öldürmüş olması akıl alır şey değildi. Şimdi burada kısa bir ara verelim. Ardından dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Vodafone'lu Ayperen'den inanılmaz bir vlog!
Sahanın lideri benim diyor! Evet Murat, sahanın yeni bir lideri var artık. Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen bağımsız ölçümlere göre en geniş 5G kapsaması Vodafone'da.
Dr. Shipman'ın hastalarından eski bir hava yolu pilotu olan Jim King, kanser teşhisi aldı. Shipman ona kemoterapiye başlaması gerektiğini söyledi. Jim için aylar sürecek acı verici tedavi süreci başladı. Ancak Jim'in durumu bir türlü iyiye gitmiyor, kanser iyileşmiyordu.
Jim'in babası durumdan giderek huzursuzlanıyordu. Doğru tedavinin uygulandığına bir türlü ikna olmuyordu. Böylece yaşlı adam başka doktorlara danışmaya başladı. Jim'in hastalığının gerçek sebeplerini sorguladı. Ancak bir cevap alamadı.
Bir gün Dr. Shipman yaşlı adamın evine ziyarete geldi. Doktor evden çıktığında yaşlı adam ölmüştü. Ölüm sebebi olarak raporuna yaşlılık yazıldı. Kimse bunu sorgulamadı.
Jim King kanser tedavisi görmeye, onu zayıf düşüren ilaçları kullanmaya devam etti. Dr. Shipman'ın hastaları neden beklenmedik biçimde aniden ölüyorlardı? Gerçek ortaya çıkana kadar bu cani doktorun sayısız kurbanı olacak ve bu kurbanlardan biri sonunda Shipman'ın yakalanmasına sebep olacaktı. Aslında Dr.
Shipman hastalarıyla korkunç bir oyun oynuyordu. Kurbanlarını da özellikle yaşlı ve kadın hastaları arasından seçiyor, böylece yakalanmıyordu. Shipman, ev ziyaretleri sırasında hastalarıyla baş başayken onlara diamorfin yani tıbbi eroin enjekte ediyordu. Muayene etme bahanesiyle evlere giriyor ve çıktığında hastayı evde ölü bulduğunu söylüyordu. Raporlara ölüm sebebi olarak yaşlılık yazıyordu.
Kurbanlarını canlı gören son kişi her zaman kendisiydi. Shipman'ın bu cinayetleri gerçekleştirmek için tek ihtiyaç duyduğu şey, düzenli bir diamorfin kaynağıydı. O dönemler İngiltere'de diyamorfin ölümcül evrede olan hastaları doktorları tarafından verilebiliyordu. Bu koşulları sağlayan hastalarının sayısına göre bu hekimlere diyamorfin stoğu tutmaları için olanak da sağlanıyordu. Dr.
Shipman da bunu edinmenin yollarını buldu. Aslında Shipman'ın hastası Jim King kanser değildi ve hiç olmamıştı. Aylar süren acılı kemoterapilerin ardından hastaneden Dr. Shipman'a Jim'in kanser olmadığı bilgisi verilmişti. Yani sonuç yanlış pozitifti.
Ama Shipman diamorfin kaynağından olmak istememiş ve bu bilgiyi saklamıştı. Böylece Jim kanser olduğunu sanarken Dr. Shipman Jim adına düzenli olarak büyük miktarlarda morfin reçeteleri yazmaya devam etti. Çünkü bu morfin stokları onun cinayet silahıydı. Dr.
Shipman, Jim King'in babasının başka doktorlara danıştığını öğrenince ölümcül iğnesini hazırlamıştı. Ve cani doktorun yüzlerce diğer kurbanı gibi Jim King'in babası da diamorfin yüksek dozundan hayatını kaybetmişti. Babası öldükten sonra Jim King ihtiyacı olmamasına rağmen Dr. Shipman'dan uzun süre morfin almaya devam etti. Fakat bu olaydan kısa bir süre sonra Dr.
Shipman yakalanacaktı. Shipman'ın cinayet metodu oldukça basitti. Şüphe uyandırmayacak kurbanlar seçiyor, kurbanların ailelerini ölüm sonrası yakma işlemine ikna ediyordu. Bu da cinayetlerin otopside ortaya çıkmasını zorlaştırıyor, doktorun saygınlığı da şüpheleri ondan uzakta tutuyordu. Ta ki eski belediye başkanının eşi Kathleen Grundy'i öldürene dek.
Üstelik bu sefer Shipman onu öldürmekle kalmamış, vasiyetini de değiştirip mirası kendi üzerine almıştı. Annemin vasiyetinin sahte olduğunu söylüyorum size. İmzası bile benzemiyor. Shipman, son kurbanı olan Kathleen Grandin'in vasiyetinden bütün çocuklarını çıkarmıştı. Günümüz parasıyla 742 bin pounddan fazla eden bu mirası kendi üstüne almıştı.
Şimdiye kadarki bütün cinayetleri gibi yaşlı hastasına diyamorfin aşılamıştı. Fakat bu sefer Grandin'in vasiyetinde yaptığı sahtecilik gerekli şüpheyi doğurmuştu ve kurbanın cesedi yakılmadan önce otopsi yapılmıştı. Otopside, kadının vücudunda diyamorfin bulunmuştu. Kathleen Grundy'nin ölümünün ardından yapılan soruşturmada, Dr. Shipman'ın vasiyeti kendisine ait daktilo da yazıya geçirdiği belirlendi.
Hatta bu evrakta Shipman'ın parmak izi de bulunuyordu. Shipman, cinayetin izlerini gizlemek için sahte hastane kayıtları oluşturmuş, kurbanının tıbbi geçmişini değiştirmişti. Hatta eski belediye başkanının eşi olan Grundy'nin bir eroin bağımlısı olduğuna dair kayıtlar oluşturmuştu. Ama bu bilgilerin hepsinin bilgisayara Grundy'nin ölümünden sonra girildiği tespit edildi. Shipman kendi sonunu hazırlamıştı.
Şaybeli vasiyetin sizin daktilonuzdan yazıldığını tespit ettik. O daktiloyu Bayan Grundy'e ödünç vermiştim ben. Daktiloyu sizin evinizde bulduk. Bu durumda Bayan Grandi, Dr. Rui size öldükten sonra vermiş olmalı.
Bunu nasıl açıklayacaksınız? Vasiyetin benimle bir alakası yok. Vasiyette sizin parmak izleriniz var Bay Shipman. İsterseniz artık itiraf edin. Shipman 7 Eylül 1998'de tutuklandı.
Ailelerini yakılma işlemine ikna edemediği kurbanlarının bedenleri mezarlarından çıkarılıp otopsi yapıldı. Yapılan her otopside çıkan sonuç aynıydı. Diyamorfin. Shipman'ın hastasıyken ölen ve yakılmak yerine yakın zamanda gömülen cesetlerden 15 vaka bulunmuştu. Shipman'ın yasal temsilcileri bu vakaları süreçlere ayırmaya çalıştı ama beceremediler.
Shipman, 15 cinayeti birden ele alan bu mahkeme karşısında yaklaşık 4 ay yargılandı. Bütün suçlamaları inkar etti. İngiliz tıp tarihinde kendi hastalarını öldürmekle suçlu bulunan tek hekim olarak hüküm giydi. Mahkeme sürecinde ele alınan 15 cinayetin sonucunda 15 kez ömür boyu hapis cezası aldı. Dava sonrası yapılan soruşturmalarda doktorluk hayatı boyunca 250 kişinin canına kıydığı tespit edildi.
Hüküm yediği süreçte edindiği kötü şöhret nedeniyle adil bir yargılamadan geçemeyeceği kanısı ve 15 kere ömür boyu ceza almış olmasından ötürü tekrar mahkemeye çıkarılmadı. Dr. Shipman hapiste cezasını çekerken 2004 yılının Ocak ayında bir itirafta bulunmadan kendini asarak intihar etti. Kimi gazeteler durumu manşetlerde kutlarken kimileri ödlek adam diyerek Shipman'ı aşağıladı. Kurbanların aileleri ise bir itiraf alamamanın acısıyla sistemin ihanetine uğramış hissettiler.
Tepkilerin bazıları hapishane sisteminin bunun önüne geçememesini eleştirdi. Shipman'ın aldığı cezayı çekmesi gerekirdi. İntihar ettiğinde 57 yaşında olmasına rağmen o güne kadar öldürdüğünü bildiğimiz en genç ikinci insandı. Shipman'ın intiharının en vurucu tarafı bu cinayetlerin arkasındaki motivasyonunun anlaşılamamasıydı. Evet, Kathleen Grandy'nin mirasını kendi üstüne geçirmeye çalışmıştı.
Benzer şeyleri daha önce de denemişti. Jim King'in babasıysa şüpheleri Shipman'ın üzerine topladığı için, fazla soru sorduğu için öldürülmüştü. Ama bilinen 250 cinayetin çoğunun sebebi hala anlaşılamadı. Polis bu cinayetlerin hepsini kapsayan bir şema oluşturamadı. Eroin dışında.
Bu da Shipman'ın kendi annesinin ölümünü hatırlatıyor. Shipman'ın geçmişiyle alakalı çok bir şey bilinmiyor. Annesi sevecen, babası öfkeli miydi? Belki Shipman yaşlılığı zavallı bir varoluş olarak gördü. Eroini ise bu varoluştan acısız bir çıkış.
Ancak bu sadece bir varsayım. Gerçeklik ise şu, yüzlerce insan öldü. Kendisine cinayet silahı sağlamak için Jim King gibi kaç hastayı benzer şekilde istismar ettiği hala bilinmiyor. Dr. Shipman'ın mesleğe başladıktan kısa bir süre sonra kendi kullanımı için uyuşturucu ilaç stokladığı tespit edilmişti.
Ama uyuşturucu bağımlısı zannedilerek York'ta bulunan bir rehabilitasyon merkezine gönderilmişti. Belki de Shipman cinayetlerine ta o zaman başlamıştı. Harold Shipman hiç doktor oldu mu yoksa mesleği her zaman bir cinayet aracı mıydı? Harold cani dürtülerini doktorluk mesleğinin içine saklayarak kendini dokunulmaz zannetti. Zaten yaşadığı bu küçük kasabada deneyimlediği saygınlık mesleğinden geliyordu.
Bu saygınlıkla insanları sözlerine inandırıyor, aileleri defin yerine ölü yakmaya ve miraslarını paylaşmaya ikna ediyordu. Dava sürecinde onu sorguya çeken polisler, Harold'un kibriyle karşılaştılar. Davada çalışan dedektif, Harold'un onu küçük gördüğünü ve daha üst bir yetkili tarafından sorgulanmayı talep ettiğini belirtiyor. Öte yandan kendisinden bu kadar aşağı gördüğü bir dedektifin karşısında kendisine deliller sunulduğunda eli ayağına dolanmış, üstüne gelindikçe bütün sinirleri boşalmıştı. Ölüm ve yaşam arasında bir seçim yapma hakkından gelen kibri onu o kadar körleştirmişti ki yaşadığı ilk yüzleşmede paramparça oldu.
Bütün savunması kanıtlara rağmen her şeyi inkar etmekten ibaretti. Bunların ardından cezasını çekmeye bile tahammül edemeyip gururuna yenilerek intihar etti. Harold Frederick Shipman'ın kendini Tanrı'yla eş tutan bir kibri vardı. Yaşam ve ölüm üzerine mutlak kontrol sahibi olduğunu düşünüyordu. Doktorluk kisvesi altında sakladığı kurnazlık, onda kimin yaşayıp kimin öleceğine karar veren kişi olduğu sarnısını yarattı.
Hastane kayıtlarında yaptığı düzenbazlıklarıyla beraber, Harold Shipman İngiltere tarihinin en azılı seri katillerinden biri oldu. Cinayet sebepleri ancak onun büyük gururuna atfedilebilir. Harold Shipman bu büyüklük sarnısıyla mı doğmuştu? Bir karanlık dosyanın daha sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere.
Kendinize iyi bakın.
Allah Türkiye'nin en büyük podcast platformu PodBee Media şu ana kadar web sitesiyle huzurlarınızdaydı. Artık bir mobil uygulaması da var. Üstelik tüm programlarıyla tamamen ücretsiz hem sesli hem videolu olarak hizmetinizde. Allah!
Karanlık Dosyalar: Cani Doktor – Harold Shipman
Podcast: Karanlık Dosyalar
Host: Sezgi Aksu (Podbee Media)
Episode: 210
Date: 3 June 2026
Bu bölümde Sezgi Aksu, İngiltere'nin küçük kasabası Hyde'da saygınlığına rağmen tarihin en vahşi seri katillerinden birine dönüşen Dr. Harold Shipman'ın hikayesini detaylıca anlatıyor. Shipman, toplumun güvenini kazanan bir aile hekimi kimliğiyle 250'den fazla hastasını öldürmüş; kurbanlarını, genellikle ailelerini inandırarak, ardında neredeyse hiç iz bırakmadan hayatlarına son vermiştir. Bölüm, özellikle gücün, mesleki saygınlığın ve kibrin nasıl ölümcül sonuçlara yol açabileceğini gözler önüne seriyor.
Shipman’ın tercih ettiği kurbanlar genellikle yaşlı ve kadın; ölüm nedenleri ise “doğal” sebepler olarak gösteriliyor ve çoğu kurban evde, koltukta, kıyafetleriyle ölü bulunuyor.
“Kurbanlarını canlı gören son kişi her zaman kendisiydi.” (09:28)
Kullanılan yöntem: Evlere ziyaret, “tedavi” bahanesiyle yüksek doz diamorfin (tıbbi eroin) enjekte etmek.
“Shipman, ev ziyaretleri sırasında ... onlara diamorfin yani tıbbi eroin enjekte ediyordu.” (08:56)
Bölümün anlatımında Sezgi Aksu, sakin ama vurucu bir üslup kullanıyor; toplumsal güven ve kibirin trajik sonuçlarını etkili betimlemelerle aktarıyor. Hikaye akışı boyunca dinleyici, kasabanın huzurlu atmosferiyle Shipman’ın karanlık iç dünyası arasındaki tezatın altını çiziyor.
Harold Shipman vakası, doktorluk mesleğinin güven ve saygınlığın arkasına saklanan bir seri katilin dehşet verici öyküsünü merkezine alıyor. Tıbbi bilgi ve sistemin açıkları, toplumsal önyargılar, inkar ve kibir, yüzlerce ölümün uzun süre perde arkasında kalmasını sağlıyor. Shipman’ın yakalanmasının ardında ise insani zaafları, özellikle para hırsı ve aşırı özgüveni yatıyor.
“Harold cani dürtülerini doktorluk mesleğinin içine saklayarak kendini dokunulmaz zannetti... Doktorluk kisvesi altında sakladığı kurnazlık, onda kimin yaşayıp kimin öleceğine karar veren kişi olduğu sarnısını yarattı.” (16:50, 18:08)
Bölüm, toplumsal güvenin ve sorgusuz kabullenişin en ürpertici suistimalini, “kimin yaşayıp kimin öleceğine kim karar verebilir?” sorusuyla kapatıyor.
Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere!