
Loading summary
A
Son sahnemiz budur bence. Ya evet, röportajda epey şüpheli konuştu. Bence belgeseli burada bitirmek iyi olur. Seyircide de cinayet suçlamalarıyla ilgili soru işareti bırakmış oluruz. Aslında tatlı adam.
Belki de gerçekten masumdur. Evet, öyle görünüyor. Bir dakika, ne? Ne oldu? Nasıl yani ya?
Ne oluyor? Kayda ses mi girmiş? Onun sesi bu. Robert tuvaletteyken mikrofonu açık unutmuş. Yaşlı bir adamın işeme sesinin nesi bu kadar ilginç?
Cinayeti itiraf ediyor. Bütün cinayetleri. Ben Sezgi Aksu. Burası Karanlık Dosyalar. Bugün sizinle milyoner bir iş adamının servetinin arkasına gizlenerek işlediği canavarca cinayetleri takip edeceğiz.
Amerika'nın en zengin veliahtı, 30 yıl boyunca adaleti yanıltıp polisten kaçtıktan sonra açık unutulmuş bir yaka mikrofonu onun sonunu getirecek. Ne dersiniz? Ün, para, şöhret ve narsizm dolu bu cinayet sarmalına şahit olmaya hazır mısınız?
İki yıl sonra görüşürüz. Çünkü Brown Akıllı IPL ile iki yıl tüy yok, tüy alma yok. Brown Akıllı IPL ev konforunda uzun süre pürüzsüzlük sunuyor. Kullanım sırasında anlık geri bildirimlerle kişisel güzellik asistanı gibi yönlendirme yapıyor. Farklı vücut bölgeleri için doğru başlık kullanımını desteklerken akıllı takvimiyle günlük rutinlerinize uyum sağlıyor.
Siz de hemen deneyin. Daha iyi bir gelecek Daha iyi bir gelecek Enerji sağa Daha iyi bir gelecek Daha iyi bir gelecek Enerji sağa Robert Durst, 1943'te ayrıcalıklı bir hayata doğmuştu. New York'un en zengin ailelerinden birinin en büyük oğlu, emlak baronu Seymour Durst'ün veliahtıydı. Dedesinin 1927'de kurduğu Durst Organizasyon, Amerika'nın en büyük emlak şirketlerinden biriydi. Robert, üç küçük kardeşiyle hiçbir zaman anlaşamadı ve her zaman sorunlu bir çocuk oldu.
10 yaşındayken kardeşi Douglas'la o kadar fazla kavga etmeye başladı ki babası ikisini de psikoloğa gönderdi. Psikolog babasına 10 yaşındaki Robert'ta şizofreni bulgularına rastladığını söyledi. Robert'ın psikolojik sorunları aslında 7 yaşındayken başlamıştı. Bu küçük yaşta Robert, annesinin kendisini evin çatısından aşağı atışına şahit olmuştu. Annesinin intiharı, Robert'ın öfke sorunlarının başlangıcıydı.
Öfkesinin en büyük öznesiyse kardeşi Douglas'tı. Çünkü Douglas, Robert'ın aslında annesini çatıda görmediğini, bu hikayeyi uydurduğunu iddia ediyordu. Robert, lise hayatı boyunca da pek arkadaş edinemedi. Üniversitede ekonomi bölümünden mezun olduktan sonra, Kaliforniya Üniversitesi'nde bir doktora programına yazıldı. Doktorasını tamamlayamadan kısa sürede okuldan ayrıldı.
Fakat okulda geçirdiği bu kısa dönemde, ileride en yakın arkadaşı ve sırdaşı olacak Susan Berman'la tanıştı. Susan da tıpkı Robert gibi zengin bir aileden geliyordu. Babası, Las Vegas'ta birçok kumarhanenin sahibi, mafyatik bağlantıları olan güçlü bir adamdı. Tanıştıkları günden itibaren Susan, Robert'ın en büyük yoldaşı oldu. Fakat bu yoldaşlık, ileride Susan'ı tahmin edilemez bir felakete sürükleyecekti.
Robert 1970 yılında okulu bıraktıktan sonra babasının şirketinde çalışmak yerine kendi işini kurmak istedi ve Vermont'ta sağlıklı yiyecekler satan bir dükkan açtı. Bir yıl sonra da hayatının aşkıyla tanıştı. Kathleen McCormack ismindeki bu kadın Robert gibi zengin bir aileden gelmiyordu. sıradan bir diş hekimi asistanıydı. Fakat Robert Kathleen'den o kadar etkilendi ki, daha ikinci buluşmalarında ondan yanına taşınmasını istedi.
Kathleen de bu karizmatik veliahtan etkilenmişti. Teklifi kabul edip Robert'ın Vermont'taki evine yerleşti. Böylece çift, tutkulu bir aşka yelken açtılar. Robert'ın babası aile şirketine gelmesi için baskı yapınca, Robert, Vermont'taki dükkanını kapattı ve sevgilisini de alıp New York'a taşındı. Çift burada evlendiler.
Fakat bu tutkulu ilişki, kısa süre içinde fırtınalı tartışmalara sahne olmaya başladı. Robert ve Kathleen'in ilişkisinde açılan ufak çatlaklar, ilerleyen yıllarda Robert Durst'ın kontrolden çıkan cinayet sarmalının ilk durağı olacaktı. Çift New York'a taşındıktan sonra Kathleen, çocuk doktoru olmak için eğitim almak üzere tıp fakültesine girmişti. 1982 yılında, yani evliliklerinin 10. yılında, Kathleen'in mezuniyetine yalnızca iki ay kalmıştı.
Takvimler 31 Ocağı gösterirken, Kathleen yakın bir arkadaşının evinde şık bir partiye katıldı. Kathleen! Aa, geleceğini hiç bilmiyordum. Niye söylemedin? Kusura bakma, ben de bilmiyordum.
Böyle de gelmiş oldum, kusura bakma. Seni ilk defa eşofmanla görüyorum. Özür dilerim. Benim zaten gitmem gerekiyor. Robert aradı.
Sinirliydi biraz. Yüzüne ne oldu? Bakayım. Robert mi yaptı bunu? Vurdu mu sana?
Evet. Ben boşanma davası açtım ama beni çok zor durumda bırakıyor. Kendi adıma hiçbir şeyim yok. Kredi kartlarımı bile iptal ettirmiş. Robert, Kathleen'in ortak banka hesaplarına ulaşmasını engellemişti.
Boşanırlarsa Kathleen okul parasını bile ödeyemeyecek, mezun olamayacaktı. Arkadaşı Gilbert, Kathleen'in ne kadar kötü bir durumda olduğunu görünce çok üzüldü. Ertesi gün buluşup konuşmak üzere sözleştiler. Fakat Kathleen o buluşmaya gelmedi. Gilbert Kathleen'i son gören kişi oldu.
Kathleen o akşam partiden ayrıldı ve bir daha asla görülmedi. Gilbert günlerce arkadaşına ulaşmaya çalıştı. Sayısız kez polisi aradı. Birkaç gün sonra da Robert da polisi arayıp karısının kaybolduğunu bildirdi. Polis ekipleri her yerde Kathleen'i aradı fakat hiçbir iz bulamadılar.
Robert karısını en son partinin ertesi sabahı trene binerken gördüğünü söyledi. Polisler Kathleen'in okulunu aradılar. Genç kadının o sabah okulu arayıp hasta olduğunu, derse gelemeyeceğini söylediği ortaya çıktı. Robert boşanmaya karşı çıkmasına rağmen Kathleen'le bir süredir ayrı evlerde yaşıyorlardı. Hatta Robert, ünlü oyuncu Mia Farrow'un kardeşi Prudence'la bir ilişki yaşamaya başlamıştı.
Kathleen'in kız kardeşi ve arkadaşları genç kadının kaybolduğunu öğrenince panik içinde evine girdiler ve evi talan edilmiş halde buldular. Üstelik Kathleen'in eşyalarının büyük kısmı da bir poşetin içinde çöpe atılmıştı. Gece partiden sonra ne olmuştu? Robert ve Kathleen kavga mı etmişlerdi? Robert Kathleen'i evden mi atmıştı?
Partiden sonra Kathleen'i tek gören kişi Robert'ti. Şüpheler zengin veliahtın üzerine çekildi. Fakat henüz ortada bir suç yoktu. Yalnızca şehri terk edip kaybolan genç bir kadın vardı. Robert da kayıp karısı için endişeli görünüyordu.
Kefleyini bulup geri getirecek kişiye 100 bin dolar para ödül vereceğini duyurdu. Fakat kimseden haber çıkmadı. Birkaç ay sonra Robert ödül parasını 15 bin dolara düşürdü. Aylar yılları kovaladı. Kathleen sanki yer yarılmış da içine girmişti.
Sekiz yıl sonra, Robert terk sebebiyle boşanma davası açtı ve evlilikleri sonunda sona erdi. Ama Kathleen'in ailesi konunun peşini bırakmamaya kararlıydı. Kızlarının kaybolmadığını, kocası tarafından öldürüldüğünü iddia ettiler. Kathleen'in kız kardeşinin baskısıyla sonunda polis 2000 yılında davayı yeniden açtı. Bu noktada artık Robert yeniden evlenmişti bile.
Polis Kathleen'in kayboluşuyla ilgili soruşturma yürütürken, Robert'ın üniversiteden beri en eski arkadaşı olan Susan Berman'a da ulaştı. Kathleen'in kaybolduğu gece Susan, Robert'ın yanındaydı ve onun en önemli tanığıydı. Üstelik Bass'ın Robert Durst'un karısını öldürdüğünü iddia ettiğinde, Susan arkadaşının yanında durmuş, Robert'ın kimseyi öldürmediğine dair açıklama yapmıştı. Polis Susan'ı sorguya çağırdı fakat bu sorgu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Çünkü Los Angeles Polis Karakolu, Susan'ın komşularından beklenmedik bir telefon aldı.
Alo, Los Angeles Polis Karakolu. Merhaba, komşumun evinde bir gariplik var. Bir şey olmuş olabilir. Belki bakmak istersiniz. Bir gerilti mi duydunuz?
Hayır ama dünden beri kapısı açık. Köpeği de serbest kalmış mahallede dolaşıyor. Kendisi nerede bilmiyorum. Polis memurları Susan Berman'ın evine ulaştıklarında Susan'ın ölü bedeniyle karşılaştılar. Genç kadın bir silahla başından vurulmuştu.
Polis kapıda bir zorlanma veya evde bir mücadele belirtisi görmedi. Susan ya kendi kendini vurmuştu ya da katil tanıdığı ve güvendiği biriydi. Susan'ın ölümünden birkaç gün sonra polise beklenmedik bir mektup geldi. İsimsiz gönderilen bu mektupta tek bir kelime yazılıydı. Kadavra.
Mektubun arkasına ise Susan Berman'ın Beverly Hills'teki evinin adresi yazılmıştı. Katil bir sebeple bu evde bir ceset olduğunu polise bildirmek istemişti. Bu tuhaf cinayet Kathleen'in soruşturmasıyla bir araya getirildiğinde oklar kısa sürede Robert Durst'u gösterdi. Üstelik Susan'ın ölmeden önce Robert'tan 50 bin dolar ödeme aldığı ortaya çıktı. Polis bu ödemenin Kathleen'in kayboluşuyla ilgili Susan'a ödenen sus payı olduğunu düşündü.
Fakat soruşturma sonuçlanmadan çok önce Robert Durst çoktan ortadan kaybolmuştu. Ne ailesi, ne tanıdıkları Robert'ın nerede olduğunu bilmiyorlardı. Robert ancak yıllar sonra kadın kılığına girmiş bir şekilde ortaya çıkacak ve bambaşka birinin cinayetinden yargılanacaktı. Şimdi burada kısa bir ara verelim, ardından dosyamıza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
2001 yılının Ekim ayında Texas eyaletine bağlı Galveston körfezinde 71 yaşında bir adamın parçalanmış cesedi poşetlere sarılmış olarak denizden çıkarıldı. Soruşturma sonucunda Morris Black ismindeki bu adamın komşusu tarafından öldürüldüğü saptandı. Mahalle sakinleri bu komşuyu dilsiz, yaşlı bir kadın olarak tanımladılar. Fakat polis cinayet şüphelisini yakaladığında bu kişinin kılığını ve kimliğini tamamen değiştirmiş olan Robert Durst olduğunu gördüler. Robert, Susan'ın cinayetinden sonra başka bir eyalete taşınmış ve sahte bir kimlikle kadın kılığında yaşamaya başlamıştı.
Fakat dikkat çekmemek için taşındığı bu uzak eyalette yine bir cinayet davasına karışmıştı. Robert baş şüpheli olarak tutuklandı. Ardından kefaletle serbest bırakıldı. Fakat bir hafta sonraki mahkeme duruşmasına katılmayınca hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Robert bir ay boyunca polisten kaçmayı başardı.
Ta ki 30 Kasım'da bir süpermarkette yakalanana kadar. Tuhaf bir şekilde Robert cebinde 500 dolar nakit para bulunmasına rağmen süpermarketten bir yara bandı, gazete ve tavuklu sandviç çalmaya çalışırken yakalanmıştı. Robert'ın kiralık aracında ayrıca iki adet tabanca, 37 bin dolar nakit para, cinayet kurbanı Morris Black'in araç plakası ve ilk karısı Kathleen'i son gören kişi olan Gilbert Najimy'nin ev adresi yazılı bir kağıt bulundu. Robert'ın planı neydi? Polis onu ararken bu ufak çaplı hırsızlığı neden yapmıştı?
Kathleen'in arkadaşını ne amaçla ziyaret edecekti? Polis bu soruların cevabını alamadı ama Robert'ın kiralık aracıyla birkaç gün önce erkek kardeşini ziyaret ettiğini saptadılar. Robert silahlı bir şekilde kardeşi Douglas'ın evinin önüne gitmiş, kardeşi eve gelmeyince de oradan ayrılmıştı. Bu dönemde Robert'ın başındaki cinayet soruşturmaları yüzünden, Robert silahlı bir şekilde kardeşi Douglas'ın evinin önüne gitmiş, kardeşi eve gelmeyince de oradan ayrılmıştı. Bu dönemde Robert'ın başındaki cinayet soruşturmaları yüzünden, babası şirketin başına küçük kardeşi Douglas'ı geçirmişti ve Robert bu konuda epey öfkeliydi.
2003 yılında Robert Durst, Maurice Black'i kasten öldürme suçundan yargılandı. Mahkeme sürecinde avukatları Robert'la iletişim kurmakta zorlandılar ve onu bir psikiyatristle görüştürmek istediler. 70 saatlik bir incelemeden sonra psikiyatrist, Robert'ta Asperger sendromu olduğuna karar verdi. Robert'ın hayatı boyunca bu sendromun belirtilerini gösterdiğini, bu yüzden sosyal etkileşimlerde zorlandığını ve empati yoksunluğu yaşadığını belirtti. Robert'ın avukatları bu sendromu öne sürerek Morris Black cinayetinin nefsi müdafaa olduğunu savundular.
Robert komşusuyla kavga ederken silah yanlışlıkla patlamıştı. Yaşlı adamın öldüğünü anlayınca Robert paniklemiş ve cesedi yok etmek için bıçağıyla parçaları ayırarak denize atmıştı. Fakat davaya bakan hakime göre cesedi parçalarına ayıran kişi bir profesyoneldi. Beden o kadar düzgün kesilmişti ki bu kesinlikle katilin ilk cinayeti olamazdı. Üstelik Morris Black ile Robert Durst'ün olaydan önce uzun yıllardır tanışıyor oldukları ortaya çıkmıştı.
Yine de bu iddialar hüküm vermek için yeterli sayılmadı. Denizde bulunan beden parçaları arasında bir baş yoktu. Bu da polisin kanıt toplamasını epey zorlaştırmıştı. Böylece delil yetersizliğinin de etkisiyle Robert cinayet suçlamasından berat etti ve yalnızca delil karartma suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Robert 3 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 2006 yılında yeniden özgürdü.
Yine de kamuoyunun gözünde Robert Durst hiçbir zaman masum değildi. 1982'de karısı kaybolduğundan beri basında Robert bir türlü yakalanmayan bir katil olarak yansıtılıyordu. Olay o kadar ilgi çekti ki Hollywood'da bir yönetmen bu hikayenin filmini yapmaya karar verdi. Bu filmin çekilmesi inanılmaz bir olaylar zincirini başlatacaktı. Andrew Jarecki ismindeki yönetmen bu filmi yaparken, yıllar sonra Robert Durst'un sonunu getiren kişi olacağının farkında bile değildi.
2010 yılında Andrew Jarecki All Good Things isminde bir film çekti. Film, emlak baronu Robert Durst ve karısı Kathleen arasında yaşananları anlatıyordu. Film vizyona girdikten kısa bir süre sonra yönetmen Robert Durst'ten bir telefon aldı. Robert filmi çok beğendiğini söyledi. Andrew Jarecki, Robert'ın kendisinden bahsetmekten çok hoşlandığını anlayınca onun hakkında bir belgesel yapmayı teklif etti.
Robert bu fikre balıklama atladı. Böylece 2015 yılında Andrew Jarecki, Robert'ın hayat hikayesini anlattığı bir belgesel serisi çekti. Belgesel, Robert hakkındaki cinayet suçlamalarına odaklanıyordu. Robert bir belgesele konu olmaktan son derece hoşnuttu. Jaraki'ye bütün hayatını açtı ve kendinden bahsettiği uzun raportajlar verdi.
Çekimler sürerken Andrew Jaraki şüpheli bir belgeye denk geldi. Jarecki belgesel için araştırma yaparken Susan Berman'ın üvey oğluyla da iletişime geçmişti ve genç adam Jarecki'ye Robert Durst'ün 1999 yılında Susan'a yazmış olduğu bir mektubu gösterdi. Jarecki belgeselinde kullanmak için mektubu okurken, Robert'ın yazım biçiminde şüphe verici bir ayrıntı keşfetti. Robert, Susan'ın adresini yazarken Beverly Hills kelimesini yanlış hecelemişti. Jarecki bu yazım yanlışını daha önce de gördüğüne emindi.
Belgeleri kurcalamaya başladı ve şüphelerinde haklı olduğunu gördü. Yıllar önce Susan Berman cinayetinin ardından polise gelen isimsiz mektupta da Beverly kelimesi bu şekilde, araya fazladan bir E harfi eklenerek yanlış yazılmıştı. Andrew Jarecki bu andan sonra artık tarafsız bir belgesel yönetmeni gibi davranamayacağını anladı. Üstelik çekimler sırasında Jarecki, Robert'la aralarında bir bağ kurulduğunu hissetmişti. ve içten içe Robert'ın masum olduğunu inanmaya başlamıştı.
Fakat bulgularını polisle paylaşmaya mecburdu. Artık bu belgesel bir cinayet soruşturmasına dönüşmüştü. Son röportajında Andrew Jarecki, Susan'a yazılan mektup ve polise yazılan mektubu yan yana getirdi ve Robert'tan bir açıklama bekledi. Kayıtta mıyız? Evet.
Robert bu iki yazıya bakabilir misin? Beverly Hills yazıyor. Bir tanesi senin sözüne yazdığın bir mektuptan. Diğeri de polise giden isimsiz mektuptan. Hani üstünde kadavra yazan.
İkisinde de Beverly aynı şekilde yanlış yazılmış. Bilemedim ya. Nereye varmaya çalışıyorsun?
İyi misin? Su getireyim mi? Bunu ben yazmadım. Bu mektup ilk yani ilk mektup benim ama polise bir şey göndermedim ben. Peki sence bunu kim yazdı?
Ben yazmadım diyorum. Başka soruya geçelim hadi. Robert'ın şüpheli tavrı Jarekin'in gözünden kaçmadı ve bu sahnenin belgesel için iyi bir final olacağına karar verdi. Seyirciyi şüphe içinde bırakmak istiyordu. Fakat röportaj bittiğinde aslında yönetmenin elinde şüpheye yer bırakmayacak bir itiraf kaydı bulunuyordu.
Bu kayıt çekimlerden bir süre sonra kurgu masasında ortaya çıkacaktı. Andrew Jaraki belgesel için çektiği görüntüleri incelerken şok edici bir ses kaydına denk geldi. Röportajdan sonra tuvalete giden Robert mikrofonunu çıkarmayı unutmuştu. Üstelik yaşlı adam tuvaletteyken kendi kendine konuşmaya devam etmişti. Burası mı tuvalet?
Ama hayal bile edemezsin. Tutuklayın onu.
Evde ne var bilmiyorum ki. Ne büyük felaket. O haklıydı. Ben yanıl... Robert'ın kendi kendine sayıklamaları arasındaki bu beklenmedik itiraf dinleyen herkesi şoke etti.
Belgesel ekibi kayıtların bir kopyasını Los Angeles Bölge Savcılığı'na teslim etti. Mektuplardaki yazım hatası benzerliği ve Robert'ın sözlü itirafı bir araya geldiğinde sonunda Robert'ı tutuklamak için yeterince kanıt toplanmıştı. Belgesel serisinin son bölümü yayınlanmadan hemen önce Robert Küba'ya kaçmak için hazırlık yaparken FBI tarafından yakalandı. 30 yıl adaletten kaçtıktan sonra 2015 yılında Robert Durst sonunda Susan Berman cinayetinden hüküm giydi. Mahkeme Robert'ı bir tanığı susturma amacıyla birinci derece cinayet işlemek suçundan şartlı tahliye olmaksızı müebbet hapis cezasına çarptırdı.
İlk karısı Kathleen'in bedeni hala bulunamasa da Robert'ın cinayet sarmalı Kathleen'le başlamış gibi görünüyordu. Arkadaşı Susan bu süreçte onu korumuş ve karşılığında Robert'tan yüklü bir ödeme almıştı. Hatta Kathleen'in okulunu arayıp hasta olduğunu haber veren kişi bile muhtemelen Susan'dı. Fakat ilerleyen yıllarda Susan zor duruma düşüp polisle konuşmaya karar verdiğinde bu kararını hayatıyla ödemişti. Robert, üçüncü kurbanı Maurice Black'i de yine kendisiyle ilgili öğrendikleri yüzünden öldürmüştü.
İlk cinayetinin izlerini örtmeye çalışırken yavaş yavaş bir seri katile dönüşen Robert Durst, 30 yıl boyunca adaletten kaçmayı başarmıştı. Bu başarısının arkasında hem maddi gücü hem de cesetleri saklamaktaki soğukkanlı ustalığı vardı. Eğer kendi belgeselini çekmeye karar verip tuvalette mikrofonunu açık bırakmasaydı belki de asla yakalanmayacaktı. 38 yaşında cinayet işlemeye başlamış olan Robert Durst hapse girdiğinde 78 yaşındaydı. Hapiste yalnızca 3 ay geçirdikten sonra organ yetmezliğinden öldü.
Polisin yakalayamadığı, savcıların kanıslayamadığı, mahkemelerin beraat ettirdiği güçlü iş adamı Robert Durst'ün sonunu getiren, kendi hikayesine duyduğu hayranlık olmuştu. 30 yıldır kılıktan kılığa girerek, lüks içinde bir hayat süren bir katilin kaçışını, açık kalan bir yaka mikrofonunun birkaç saniyede bitirmesi, belki de Durst'ün rahatsız edici ve tuhaf hikayesine en uygun son olmuştur. Evet, bu haftanın karanlık dosyasının da sonuna geldik. Bir sonraki karanlık dosyada görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.
Sürpriz!
Ünlü Milyarderin Cinayet İtirafı: Robert Durst
Host: Sezgi Aksu (Podbee Media)
Date: June 10, 2026
Bu bölümde Sezgi Aksu, dinleyicileri "Amerika'nın en gizemli ve tartışmalı cinayetlerinden" birinin merkezine götürüyor: emlak milyarderi Robert Durst’un işlediği ve onlarca yıl boyunca adaletten kaçmayı başardığı cinayetler. Bölüm, Durst’un çocukluk travmalarından başlayarak, eşinin kaybolması, yakın arkadaşının öldürülmesi ve nihayet kendi yaptığı şoke edici bir mikrofon itirafına uzanan karanlık serüveni ayrıntılı şekilde ele alıyor.
Sezgi Aksu’nun anlatımı, hem detaycı hem de gizemli bir üslup taşıyor. Olayları somut belgeler ve tanıklıklarla aktarırken dinleyicinin cinayet sarmalının içine çekilmesini sağlıyor. Zengin ayrıntılar, sesli canlandırmalar ve dramatik vurgular ile hikaye sürükleyici ve merak uyandırıcı bir şekilde dinleyiciye sunuluyor.
Bölüm, Robert Durst’un travmatik çocukluğundan başlayan ve ölümle sonuçlanan karanlık yolculuğu; güçlü bir anlatı, çarpıcı detaylar ve sarsıcı bir sonla ortaya koyuyor. Aksu’nun, mevcut vaka dosyalarına paralel olarak işlediği psikoloji, medya ve adalet sistemi eleştirileri de dinleyiciye derin bir dosya deneyimi sunuyor.
Bir sonraki “Karanlık Dosyalar”da buluşmak üzere!