
Hosted by Yıldırım Aktugan · TR

II. Dünya Savaşı sırasında batırılan bir mülteci gemisinin hikâyesine dayanan bu etkileyici romanda, Almanyadoğumlu yaşlı bir profesör, sevgili karısını en son gördüğü yeri ziyaret etmek için Amerika’dan İstanbul’a gelir.Maya Duran, İstanbul Üniversitesi’ndeki zorlu işi ile genç bir oğul yetiştirmenin zorluklarını dengelemeyeçalışan bekar bir annedir. Maya, üniversitenin daveti üzerine gelen Prof. Maximilian Wagner’i ağırlamaklagörevlendirilir. Başta, etrafında gelişen olaylara ve Profesör’e karşı kayıtsız görünse de altmış yıllık buesrarengiz hikâye sayesinde kendi kökleriyle ilgili üstü kapatılan pek çok karanlık gerçeği yavaş yavaş öğrenir.Yaklaşık 800 Yahudi mültecinin kendilerini Filistin’e taşıyan geminin Türkiye kıyılarında torpidolanması sonucuhayatını kaybettiği 1942 Struma felaketinden esinlenen Serenad, hem dokunaklı bir aşk hikâyesi hem de krizdekiinsan ilişkilerinin gücünün unutulmaz bir anlatısı.

Robert B. Edgerton’un Hasta Toplumlar adlı eseri, antropolojide kökleşmiş olan kültürel görecilik ve her geleneğin adaptif (uyumlu) olduğu inancına karşı güçlü bir meydan okuma sunmaktadır. Yazar, geleneksel veya ilkel toplumların modern dünyadan daha huzurlu ve kusursuz olduğu yönündeki romantik efsaneleri bilimsel kanıtlarla çürütmektedir. Metne göre birçok toplum, üyelerinin sağlığını, refahını ve hayatta kalma şansını ciddi şekilde tehlikeye atan, mantıksız ve zarar verici inançlar ile uygulamaları nesiller boyu sürdürebilmektedir. Kitapta sunulan Siriono, Ik ve Duddie's Branch gibi örnekler aracılığıyla, bazı kültürel yapıların fonksiyonel bir yarar sağlamaktan ziyade, toplumsal çöküşe veya bireysel acılara yol açan maladaptif (uyumsuz) özellikler taşıyabileceği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak eser, bir toplumun sadece varlığını sürdürüyor olmasının onun sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini, evrensel insani değerler ışığında kültürel bir değerlendirme yapmanın gerekliliğini savunmaktadır.

Roman Mütareke dönemi İstanbulu’ndaki ahlaki çöküşü ve işgalin yarattığı toplumsal tahribatı ele almaktadır. Eser, İngiliz subayı Captain Gerald Jackson Read ile Türk kızı Leylâ arasındaki yozlaşmış ilişkiyi ve bu durumun Leylâ’nın nişanlısı Necdet üzerindeki yıkıcı etkilerini betimlemektedir. Necdet, bir yandan derin bir milliyetçi öfke duyarken diğer yandan Leylâ’ya olan hastalıklı tutkusu nedeniyle haysiyeti ile duyguları arasında sıkışıp kalmaktadır. Metinde, işgalcilerle iş birliği yapan çevrelerin hedonist yaşam tarzı, Tevrat’taki günahkar şehirler benzetmesi üzerinden sert bir dille eleştirilmektedir. Yazar, Batı hayranlığının getirdiği kimlik kaybını ve işgal altındaki şehrin yaşadığı manevi çürümeyi bireysel karakterler üzerinden somutlaştırmaktadır. Nihayetinde bu kaynaklar, vatanseverlik ve ihanet temalarını merkeze alarak bir dönemin toplumsal panoramasını yansıtmaktadır.

Son Ada… Martılar, yasemin kokuları, çam ormanları, renk renk balıklar ve mutlu insanlarla dolu anakaraya uzak bir sığınak. En iyi korunan sır, yeryüzünün gizli cenneti. Bu son insani köşe, son sığınak nasıl kaybedildi? Geri kazanmak mümkün mü?Ünlü edebiyatçı Zülfü Livaneli’nin en politik romanı olan Son Ada, ismini bilmediğimiz bir adada yine ismini bilmediğimiz insanların ve bir diktatörün ekseninde yaşananları anlatıyor. Livaneli, Türkiye’den ve dünyadan tüm okurların aşina olduğu “diktatörlük” gerçeğine alegorik bir anlatımla dikkat çekiyor.

Livaneli, Mutluluk romanında da gelenek ve modernliğin çelişkisi içinde, her biri kendi mucizesini bekleyen, Meryem’in, Cemal’in ve İrfan’ın yollarını kesiştirirken; bastırılmışlık, töre, mutluluk, mutsuzluk, korku, tabular, şehvet ve bunalan burjuvazinin gölgesinde toplum yapısının tüm katmanlarını bu arayış ve keşfediş hikâyesiyle gözler önüne seriyor.

Konstantiniyye… İhtişamlı surlarının karanlık diplerinde cinayetler işlenen, otobanlarında siyasetçilerin suikastlara kurban gittiği, açlıktan çocukların dilendiği, gecekondularında kadınların sessiz sedasız öldürüldüğü, yalılarında yüzyıllık zenginliğin cömertçe seyre çıkarıldığı ve güzelliğiyle Divan şairlerine yüzlerce şehrengiz yazdıran, barok sanatından izler taşıyan şehirler şehri İstanbul.

Tahttan indirilişinin üzerinden bir asırdan uzun bir zaman geçmiş olan II. Abdülhamid’in yaşamının en ilginç evresi Livaneli’nin çağdaş anlatısıyla gün yüzüne çıkıyor. Devrik padişahın, ihtilalci fikirlerin filizlendiği Selanik şehrindeki günleri hem bir vicdan muhasebesi hem de yoğun bir psikolojik gelgit dalgası.Türk edebiyatının kuşak bağı Zülfü Livaneli, II. Abdülhamid’in tahtını kaybettikten sonra yaşadıklarına odaklanırken, okuru dönemin atmosferine ve düşünce yapısına yaklaştıran bir dil lezzetini, akıcı üslubuyla harmanlıyor. Tarih ile kurgunun iç içe geçtiği bu anlatıda II. Abdülhamid kaplanın sırtından iniyor ve tüm roman kahramanları gibi kendini savunmaya çalışıyor.

İstanbul’da gazetecilik yapan İbrahim, bir sabah, çocukluk arkadaşı Hüseyin’in ölümünü haber masasında buluyor.İşte bu ölüm, İbrahim’i neredeyse tüm bağlarını kopardığı köklerine, Mardin’e doğru bir yolculuğa çıkarıyor veMeleknaz’la tanışmasını sağlıyor. İbrahim, ölmüş arkadaşının sevdasını devralır gibi Meleknaz’a âşık oluyor ve giderek Hüseyinleşiyor.Huzursuzluk, bir yandan Ortadoğu’nun en insafsız hallerini, savaşı, yokluğu, mülteci kamplarını ve kadındüşmanlığını gözler önüne seriyor; diğer yandan Mezopotamya topraklarının geçmişine ve bugününe empatik, sorgulayıcı bir bakış sunuyor. İnsan doğası üzerine destansı bir anlatı sunan Livaneli, asırlardır bu coğrafyada yaşayan halklara, tarihlere, inançlara ve hikâyelere ses veriyor.

Harem-i Hümayun’dan taht oyunlarına açılan ve erk istencinin karanlık dehlizlerinde kaybolup insanı, insan doğasının en aşağılık yönleriyle yüzleştirirken bir umut ışığı yakmayı da ihmal etmeyen büyülü bir anlatı. Efendi – köle ilişkisine psikolojik bir bakış.

Edebiyat Mutluluktur, ömrünü sanatsal üretime adayan ve çok sayıda dilde kendi okur kitlesini oluşturan Zülfü Livaneli’nin edebiyat dünyasına dair düşüncelerini paylaştığı denemelerden oluşuyor. Türkiye’den ve dünyadan farklı örnekleri odağına alarak sanat-toplum ilişkisini irdeliyor.