
Aşırı Seven Kadınların Psikolojisi başlıklı bu videoda, ilişkilerde sınır tanımayan sevginin ve fedakarlığın derinlerinde yatan psikolojik nedenleri mercek altına alıyoruz. Aşırı sevmenin bir bağımlılığa dönüşme sürecini ve bu durumun duygusal...
Loading summary
A
Merhaba sevgili dostum. Bazı kadınlar için aşk dediğimiz şey aslında keyifli bir şeydir. Aşk ama onlar için huzur ve keyif anlamına gelmiyor. Tam tersine bir mücadele ve savaş haline geliyor. Çünkü bu kadınlar sevmek deyince şunu anlıyor.
Karşı tarafı düzeltmek, karşı tarafın hayatını kurtarmak, ona yetmek için kendinden feda etmek, kendi hayatını ona adamak noktasında ve bu durumda bunları yaşarken karşı taraftan da çok makul bir destek görmüyor. Hatta işler bazen çok kötü muameleye kadar gidebiliyor. Ama yine de bu kadınlar bu karşı tarafın davranışlarına rağmen o ilişkiyi bırakamıyorlar. İşte bu kadınların bir ismi var. Çok güzel bir kitaptan yola çıkarak bunu söylüyorum.
Aşırı seven kadınlar. yazarı Robin Norwood, bu videoyu da o kitaptan yararlanarak çekiyorum. Robin Norwood diyor ki, aslında aşırı seven kadınlar böyle havalı bir isimmiş gibi dursa da öyle değil, bir problemi tarif ediyor. Bu kadınlar ilişki bağımlısı aslında. Aynen bir madde bağımlısının maddeye ihtiyaç duyduğu gibi o da bir ilişkiye ihtiyaç duyuyor ve o maddenin, madde bağımlısının hayatını mahvetmesi gibi içinde bulunduğu ilişkiler de aşırı seven kadının hayatını mahvedebiliyor.
Hazırsan öncelikle sana aşırı seven kadınların özelliklerinden, sonrasında bu kadınlar neden böyle şeyler yapıyor, bunlardan, kökenlerinden ve en sonunda çözüm önerilerinden bahsedeceğim. Aşırı seven kadınların partner seçimleri ilk başta tesadüfi gibi görünür. Eğer mesela böyle birisiyle karşı karşıyaysanız şöyle diyebilir size, hep kötü erkekler beni buluyor, hep sorunlu erkekler beni buluyor. Aslında tesadüfi değildir. Özellikle farkında olmadan böyle erkekleri seçme eğilimindedir.
Peki nasıl erkekler bunlar? Kendi hayatını kuramamış, ciddi sorunları olan, ilgiye muhtaç olan ya da bazen narsistik özellikleri olan, soğuk mesafeli insanlar olan erkekleri çok heyecan verici buluyor. Bu erkekler ona heyecan verici gelirken karşısına makul, kendi hayatını kurmuş, duygusal açıdan sağlıklı, ilgi veren, özen gösteren bir erkek geldiği zaman bile ondan da böyle sıkıcı olduğunu düşünüp uzaklaşabiliyorlar. Çünkü Aşırı seven kadınların kafasında şöyle bir formül var. Kaliteli bir aşk, gerçek bir aşk, acı çekilerek elde edilen aşktır.
Bundan dolayı bir ilişkide ne kadar acı varsa, dram varsa, kavga gürültü varsa o ilişki onlar için o kadar aslında değerliymiş gibi geliyor. Bu bu arada aşırı seven kadınların bilinç seviyesinde düşündükleri bir şey değil. Daha çok bilinç dışı olarak böyle bir değerlendirme süreci var. Ama şöyle geriye dönüp baktığımızda hep böyle ilişkilerin, böyle erkeklerin yanında kendilerini harap ettiklerini görebiliriz. Aşırı seven kadınların bir diğer tipik özelliği de ilişki de kendilerini kurtarıcı olarak görürler.
Mesela karşı taraf alkolik olabilir, borç batağında olabilir, ciddi belki sorunları olabilir, işsiz olabilir, kendi geçimini sağlamıyor olabilir. O noktada o insanın hayatına girdiği zaman makina çalışmaya başlar ve kadın erkeğin sorunlarını kendi sorunlarıymış gibi görmeye başlar o günden sonra ve kendi hayatını feda edebilir. kendi ailesini ihmal edebilir, kendi ilişkilerini, arkadaşlıklarını geride bırakabilir ve o anda tek bir amacı vardır, erkeği o durumdan kurtarmak. Ama şöyle bir hata vardır burada, genelde bu erkekler hayatın sillesini yediği için böyle olan erkekler değildir. Bu erkekler böyle olmayı seçmiş ya da bir şekilde Zaten böyle oldukları için böyle şeyler yaşayan erkeklerdir.
Yani aşırı seven kadınlar ne kadar uğraşırsa uğraşsın, bu bir havanda su dövmeye benzer. Kadını çok yorar, erkekle çok değişmez. Buna bir örnek vermek gerekirse, mesela adamın diyelim ki alkol problemi vardır. Kadın adamı tedavi edebilmek için bütün işini, gücünü bırakır. Belki işinden ayrılır ama adam belki de tedavi olmak istemez.
Tekrar tekrar aynı sorunu yaşarlar. Adam borç batağındadır. Kadın belki o güne kadar dişini tırnağına takıp... biriktirdiği azıcık birikimini bile o adam için harcayabilir. Gerçekten o kurtarıcı rolü aşırı seven kadınların en temel özelliklerinden bir tanesi.
Bu kadar çabaya rağmen bazen erkek uzaklaşmayı tercih edebilir. Yani bunun iki sebebi olabilir uzaklaşmanın. Belki de gerçekten o an karşı taraftan uzaklaşmak istiyordur. Belki de başka birisi vardır hayatında. Bir diğer sebep de uzaklaşmayı manipülasyon gibi kullanan erkekler var.
Gerçekte uzaklaşmak istemiyor ama uzaklaşarak kadına istediğini yaptırabileceğini düşünüyor. Peki uzaklaşan erkek neticesinde ortaya kadının davranışları ne oluyor dersen gerçekten bir kriz çıkıyor. Kadın o anda varını yoğunu Her şeyini feda etme noktasına gelebiliyor. İşimden mi ayrılmamı istiyorsun? Ayrılırım.
Paramı, malımı, mülkümü sana vermemi mi istiyorsun? Veririm. Sana kredi çekmemi mi istiyorsun? Çekerim. Gerekirse ayaklarını yıkarım.
Evini alttan üstte her yerini temizlerim. Sen yeter ki beni bırakma. Hatta ben bir iki örnek gördüm. Ayaklarına kapanan kadınlar gördüm böyle erkeklerin. Yani ne olur beni bırakma.
Ama burada işte bu nokta çok istismar da edilebiliyor. Özellikle biraz önce bahsettiğim ikinci kategorideki erkekler bir şey istedikleri zaman karşı taraf kadın yapmıyorsa bu uzaklaşmak, terk etmek yöntemini manipülasyon olarak kullanabilirler. Bu arada kadın böyle davranıyor ama acı çekmiyor anlamına gelmiyor. Yani kafada şöyle bir şey var. Ben böyle çaba göstereceğim, böyle davranışlar göstereceğim.
Benim emek verdiğim erkek düzelecek ve biz mutlu mesut bir hayat yaşayacağız beklentisi var. Aslında zihnin bilinçli kısmında böyle bir beklenti var. Ama bu beklenti gerçekleşmediği için çaba göstermeye devam ediyor ama bir yandan da ortadaki durum belli. Kaliteli bir ilişki yok, zarar verici, istismarcı bir ilişki var. Bundan da çok acı çekiyor.
Ama öyle bir şey ki bu acıdan dolayı ayrılmayı asla göze alamıyor. Çünkü o insanı hayatından çıkartırsa ortaya çıkan boşlukla baş edemeyeceğini düşünüyor. Çünkü bu kadınların şöyle bir özelliği var. Karşıdaki ilişki, karşıdaki erkek sadece bir partner değil, aynı zamanda kimliği, varoluş amacı, sevildiğinin, sevilebilme ihtimalinin bir kanıtı olduğu için o giderse ortaya çıkacak boşlukla baş edemem, şu andaki acı o boşluğun yaratacağı acıya göre daha katlanılabilir ve tanıdık geldiği için buna katlanmayı seçiyor. Bu tipte bir arkadaşınız varsa, aşırı seven kadın kategorisinde, Gelir size ağlar, belki çok zorlanıyorum der, ayrılmak istiyorum der ama bir de bakarsın ki bu kadar zorlandığını söylemesine rağmen, perişan olduğunu söylemesine rağmen yine de o ilişkiye devam eder.
Bunun altındaki dinamik budur. En seven kadınlarda aşırı kıskançlığa ve saplantıya da çok fazla rastlarız. Mesela bu kadınlar karşı taraf izin verdiği ölçüde işte onu takip etmek isteyebilirler telefonundaki uygulamalar vasıtasıyla. Her an görüşmek isteyebilirler. Çok yoğun bir görüşme temposu vardır.
Diyelim ki azıcık mesajlara geç dönülsün, azıcık böyle bir mesafe girsin konuşmaların, diyalogların arasına bir kriz yaşıyormuş gibi olabilir. Bu krizlerde belki birazcık karşı tarafın üstüne gidebilir ama karşı taraf böyle diklendiği zaman biraz önce söylediğim gibi terk edilme ihtimali ortaya çıkınca da birden böyle ayaklar altına eğilebilecek noktaya da geliyor. Hem çok kıskanç bütün zihinsel uğraşı o anda belki hayatında iş, kariyer, eğitim var ya onu tamamen kenara çekiyor ve odak noktası karşı tarafın ne yaptığı, ne yapmadığı, kimlerle görüştüğü, vaktini nasıl geçirdiği Çok yorucu bir şey. Valla ben anlatırken yoruldum ama maalesef aşırı seven kadınların hayatı böyle geçiyor. Ve bence en dramatik olan şeylerden birisi ne biliyor musun?
Gerçekten buna inanıyor aşırı seven kadınlar. Partnerinin gerçekte kim olduğuna değil de olabilecek haline aşık oluyor. Yani ilişkinin potansiyeline aşık oluyor. Karşıdaki adam hiçbir şey vaat etmiyor belki de. Hayatını kuramamış, bir baltaya sap olamamış.
Her zaman birilerinin sırtından geçinmiş. Bu belki şu anda sensin. Daha önce eski eşi, eski sevgilisi. Daha öncesinde annesi, babası. Ve bu noktada bir sorumluluk alma gayreti de yok.
Ama sen diyorsun ki aslında çok iyi birisi. Aslında çok değerli birisi. Ama şu anda böyle sorunları var. O yüzden bunları yaşıyoruz. Ama ileride benim de çabamla birlikte çok iyi bir insan olacak.
Çok güzel bir ilişki yaşayacağız. Ama maalesef hayat böyle işlemiyor. Gerçekte uzun yıllardır böyle olan birisi. Bundan sonra da kolay kolay değişmiyor açıkçası. Ama aşırı seven kadın kendini böyle kandırıyor.
Potansiyeli çok yüksek. Bir düzeltse kendini çok iyi olacak. Hani vardır ya bazen okullarda çocuklar hiç çalışmayan anne babalar öğretmenlere şey derler. Bir çalışsa aslında çok zeki çocuk. Olabilir ama çalışmak da zekaya dahil.
Onu istiyor mu? O disiplini gösterebiliyor mu? Burada da erkekler için aynı durum söz konusu. Ve aşırı seven kadınlar biraz gizemli olabiliyor, partnerine karşı değil de hayatındaki diğer insanlara karşı. Çünkü şöyle bir durum var, eğer yaşadıklarını anlatsa etrafındaki insanlara, mesela arkadaşına, annesine, babasına, kardeşlerine, onu yargılayacağından korkuyor ya da ayrılma baskısıyla karşılaşacağından korkuyor ve öyle şeyler yaşıyorlar ki bu kadınlar bazen psikolojik şiddet, ekonomik şiddet, cinsel şiddet, fiziksel şiddete kadar varan bir durum bu kadar şeyi yaşamasına rağmen kimseye anlatamıyor çünkü ayrılma ihtimali onu o kadar tedirgin ediyor ki başta ne söylediğimi hatırla bu bir madde bağımlılığı gibi çünkü madde bağımlılığında da böyledir O kullandığın şey senin hayatını mahveder ama sen ondan ayrılmayı düşünemezsin.
Cesaret edemezsin onunla yolunu ayırmaya. Burada da kişi ilişkiye bağımlı olduğu için bu kadar acıya rağmen o ihtimali hiç düşünmek istemiyor. Ve şunu da çok yapıyor aşırı seven kadınlar. Karşıdaki insan bariz sana kötülükler yapıyor. Dövüyor, sövüyor, cebinden paranı alıyor, bankamatik kartını alıyor, maaşını alıyor, sana vermiyor.
Seni aşağı alıyor, arkadaşlarına görüşmeni istemiyor. Ve sen diyorsun ki aslında çok iyi birisi. Biraz önce söylediğim gibi. Şu an hayatının zor bir döneminden geçiyor. Geçmişte çok travmaları varmış.
Aşırı empatik davranıyorlar. Yani orada bariz kötülükler var ama o bariz kötülükleri kötülük olarak yorumlamıyor. Sadece hayatının zor bir döneminden geçtiği için istemeyerek yaptığı ayıp şeylermiş gibi düşünüyor. Ama öyle değil. Yani birisi genelde şiddet uyguluyorsa zaten şiddet uygulayan bir insandır.
Yani oturup da travmalarından dolayı sana şiddet uyguluyor olması bunu haklı çıkarmaz. Yani neyse odur. Görünen köy kılavuz istemez derler ya. Oturup detaylıca psikologmuş gibi değerlendirmek çok anlamlı değil. Cinsellik aşırı seven kadınlarda bir araç haline dönüşebiliyor yani o anda kadın kendisi orgazma olmuyor mesela aman erkek memnun olsun aman beni bırakmasın diye aslında hiç yapmayacağı şeyleri yapabiliyor ciddi anlamda bir cinsel enerji sarf ediyor ama bu kendisi için değil sadece erkeği bir şekilde oyalasın yanında tutsun o tutkuyu canlı tutsun noktasında oluyor cinsel bir araç haline geliyor aşırı seven kadınları Ve burada hatırlamamız gereken bir diğer şey de böyle bir ilişkide olmak gerçekten acı verici.
Düşünsene hiç kimseye anlatamıyorsun olur da ayrıl diyecekler diye. Bir yandan karşı tarafa da çok fazla çıkış yapamıyorsun ya beni terk eder diye. Böyle bir arada kalmak, janderede kalmak insanı duygusal açıdan tüketebiliyor. Ne oluyor peki bunun sonucunda? Bu kadınlar işte duygusal yeme bozukluğundan muzdarip olabiliyorlar.
Aşırı yeme problemiyle karşı karşıya kalabiliyorlar. Alkol kullanımı artabiliyor. Bazen uyuşturucu maddelerle kendilerini rahatlatmak istiyorlar. Bu da ciddi bir risk olarak karşımıza çıkıyor. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum.
Dramatik yoğunluğu aşk zannediyor bu kadınlar. Aslında başta birazcık değinmiş oldum. Acı çoksa sanki aşk yoğunmuş gibi. Büyük kavgalar, büyük barışmalar işte büyük kavgalardan sonra keyifli tutkulu bir cinsellik sonrasında ayrıl barışlar bu dramatik bir filmmiş gibi aynı zamanda bir aşk hikayesiymiş gibi geliyor. Ama insanın buna ne ruhu dayanır ne bünyesiz bedeni dayanır.
Gerçekten çok görücü bir süreçtir bu ayrıl barışlar, büyük kavgalar. İşte bu duygusal yoğunluk, bu dramatik anlar kesinlikle kaliteli bir ilişkinin işareti değil. Biz aslında iyi bir ilişkide stabilizasyon bekleriz. Yani belli bir noktadan sonra ilişki regüle olur. Sakinleşir.
Karşı tarafın ne yapacağını, ne yapmayacağını anlarsın. Beklediğin şeyler olur. Öngörülebilir olur sağlıklı ilişki. Ama bu ilişkilerde her şey böyle pimi çekilmiş bomba gibidir ve bombanın ne zaman patlayacağını bilmezsin. Peki bu kadınlar kendilerine bu kadar zarar veren ilişkilere neden tutunuyorlar?
Neden böyle aslında düzelme ihtimali olmayan adamları düzeltme ihtimali için bir ömür boyu uğraşıyorlar, kendi hayatlarını heba ediyorlar? Elbette bu bilinçli bir tercih değil. Genelde çocukluk çağından kaynaklanan bazı sebepleri var. Birincisi bu çocukların büyüdüğü aileler genelde işlevsiz biraz sorunlu aileler. Bazen işte alkolik bir ebeveyn olabiliyor, ruhsal bir problemi olan ebeveyn olabiliyor, ciddi çatışmaların kavgaların olduğu bir ailede büyümüş olabiliyor ve çocuk orada görünmez noktasında bir değer görememiş, var olduğuna dair bir sevgi emaresi görememiş ve bu onu ciddi anlamda olumsuz etkilemiş oluyor.
Bu kadınların derinlerinde çok ciddi anlamda bir özgüven eksikliği vardır ve bununla bağlantılı yalnız kalma korkusu vardır. Bu arada bu kadınlar dışarıdan çok havalı, çok başarılı, çok kariyer sahibi olarak görünebilirler. Hatta iş yerinde kendinden emin ve çok başarılı olarak tanımlanan bir kadın ilişkisinde aynı ölçüde o kadar özgüvensiz olabilir. Burada mevzu hayatının başka alanlarında özgüvenli olması değil, ilişki söz konusu olduğu zaman özgüven yerle bir oluyor ve hemen arkasından yalnız kalma korkusu var. Bunda temelinde yine çocukluk var.
Yani bir şekilde çocuk aile içerisinde sevilebilir olduğunu öğrenmediği zaman, devamlı eleştirildiği zaman, devamlı belki de terk edilmekle tehdit edildiği zaman hep o yalnız kalma korkusu var ve bu dünyanın sonuymuş gibi geliyor. Bununla yüzleşirse her şey bitecekmiş gibi, her şey mahvolacakmış gibi hissediyor ve bu senaryoyla karşılaşmamak için ciddi anlamda bir mücadele veriyor. Bazen ebeveynlerden bir kısmı işte dedim ya alkolik olabiliyor ya da bakıma muhtaç olabiliyor. Aslında fiziksel anlamda yeterli oluyor ama çocuk erken yaşta ebeveynleşmiş oluyor. Yani kafada şöyle bir mantık kuruluyor.
Ben sevilebilmek için anneme babama destek olmam lazım. Onun hayatını toparlamam lazım. Onun hizmetini yapmam lazım. Ve kafada şöyle bir mantık var. Birini ne kadar kurtarabilirsen, birini ne kadar yardımcı olabilirsen, onun için kendini feda edersen o kadar sevilebilirsin.
Ve bu mantık yetişkinlik döneminde de böyle devamlı çözülecek sorunları olan problemli erkekleri seçmelerine neden oluyor. Peki çözüm için ne yapmak gerekiyor? En başta durumun gerçekliğini kabullenmek gerekiyor. Ne demek istiyorum durumun gerçekliği derken? Genelde bu kadınlarla konuşurken hep şöyle bir ifadede bulunduklarını gözlemliyorum.
Kötü erkekler bana denk geldi, şanssızım, talihsizim. Öyle değil aslında. Yani bu erkekleri sen seçiyorsun. Bunu kabullendiğin zaman aslında problemin bir kadersizlik, şanssızlık değil. Senin seçimlerinde kendi içinde yaşadığın bazı eksikliklerin telafisi için bu yöntemi kullandığında yattığını anlarsan o zaman çok daha farklı oluyor.
Çok daha böyle durumu anlamaya başlıyorsun. İlk adım bu. Yani sorun karşıdaki insanda değil, sorun sende, senin seçimlerinde. Bunu fark ettikten sonra yani artık benim seçimlerimde olduğunu biliyorum. Ben böyle erkekleri, sorunlu erkekleri seçiyorum.
İkinci aşamadaysa bir geçmiş haritası çıkarmak çok işimize yarıyor. Geçmişin haritası dediğimiz mevzu şöyle bir şey. Oturuyorsun böyle büyükçe bir kağıt da alabilirsin. Ahmet, Mehmet, işte Mahmut kimse. Bugüne kadar hayatına giren erkekler.
Sonrasında bu erkeklerin karşısına oklar çizebilirsin. Ve hangi problemleri yaşadın? Ortak özelliklerini belirlememiz gerekiyor. Yani bu adamlarda hangi ortak özellikler vardı? İkinci olarak yine bu haritada yapmamız gereken şeylerden birisi, bu adamlar seni nasıl etkilemiş oldu?
Yani seni tetikleyen şey neydi bu adamlara çekilirken? Çünkü bu tetikleyiciler çok önemli. Bir sonraki ilişkinde de muhtemelen benzer bir tetikleyiciyle yola çıkacaksın. Bu arada bu adamlar belki en başında çok tatlı, muhabbetli, hoş sohbet, eğlenceli tipler olabilir ama her zamanda yolun başında böyle ipuçları verirler. Kırmızı bayrak diyoruz ya.
Onlara da bakmak lazım. Mesela Ahmet'le tanıştın. Ahmet'le tanıştığında şunlar seni çok etkiledi. Sonrasında şu şu problemleri yaşadık. Peki şunu da sormam gerekiyor.
Ahmet'le tanıştığın zaman Ahmet ilk başlarda o an çok dikkat etmediğin ama sonrasında fark ettiğin, ilişkide yaşayabileceğin problemlere dair erkenden ipucu verdi mi? Her zaman erken ipuçları olur. O ipuçlarını da yazmak lazım ki olası karşına gelen birisinde şunu fark edeceksin. Şu anda ben yine aynı tuzağa düşüyorum. Ve bunu fark ettikten sonra şuna geleceğiz, bu en zoru bence.
Ve bir ilişki bitti ya, sen zaten canının acısıyla aynı benzer bir adamı bulma eğiliminde oluyorsun. Bu tuzağa düşmeden önce, hemen aceleyle başka birisini bulmadan önce biraz ilişkisiz kalman gerekiyor. Bu gerçekten zor. Eğer bununla baş edemeyecek gibi olursan bu süreçte bir terapi desteği de almanı öneririm. Çünkü yalnız kalmadıkça, biraz ilişkilerden uzak kalmadıkça bu bakış açısını bir şekilde oturtamıyorsun.
Devamlı korkularının yönlendirmesiyle hareket ediyorsun. Yalnız kalırsam mahvolurum. Kimse beni sevmeyecek. Yalnız öleceğim gibi sebeplerin aslında çok da gerçekçi olmadığını keşfetmek için bir süre ilişkilerden uzak durmamız gerekiyor. Bu süreç içerisinde, içinde olmaktan korktuğun o boşluk duygusu var ya, o boşluk duygusunu doldurabilmek için kendin için bir şeyler yapacaksın.
Kendi arka bahçene yatırım yapacaksın, arkadaşlarını bir şekilde geliştireceksin, arkadaşlık ilişkilerini. Hayallerin varsa, işin gücün varsa o konuda uğraşacaksın. Biraz kendine yatırım yaptığın bir dönem gerekiyor. Ve nihayetinde şu da önemli. Dedim ya anlatırken aşırı seven kadınların özelliklerinde diğer insanlara anlatmaktan çekinirler.
Bu yaşadıklarını birisiyle en azından bir kişiyle ama iki üç kişi varsa onlarla paylaşmanı tavsiye ederim. Bu paylaştığımız şeyler bizim aslında gerçeklikten kopmamızı engelliyor. Kimseyi anlatmadığın zaman hep aynı şeyi yaşıyorsun ama bir türlü farkına varamıyorsun. Ama birilerini anlattığın zaman o insanlar ya Beyhan bak yine aynı şeyi yapıyorsun diye bize hatırlatma yapacaktır. Bu hatırlatmalar belki hoşuna gitmeyecektir ama yine de kendi hayatını sağlıklı mutlu bir şekilde kurmak istiyorsan bunu yapmanı kesinlikle tavsiye ederim.
Bütün bunlara rağmen çözemiyorsan Bütün bunlara rağmen içindeki o boşluğu, acıyı engelleyemiyorsan, yalnızlık korkusu geçmiyorsa o zaman da psikolojik yardım almanı kesinlikle tavsiye ederim. Bence bu problem biraz zaman alsa da terapiye güzel yanıt veren problemlerden bir tanesi. Sen de yeterince motiveysen ve farkındalık sahibiysen bu problemi çözmek mümkün. Aşırı seven kadınlar şunu diyorlar, ya o kadar sevdim ve bir şekilde karşılık bulamadım ama zaten problemin kendisi aşırı sevmek dediğimiz mevzu, aşırı. O sevmek değil.
O aslında gerçekte içimde dolmayan boşluğu başka bir şeyle telafi etmek ve bir bağımlılık. Bunu fark ettiğimiz zaman çözümün ilk adımını atmış oluyoruz. Peki sen böyle bir şey yaşıyor musun? Sen bu kitabı okudun mu? Okuduysan ne düşündün kitap hakkında?
Yorumlarını bizimle paylaşabilirsin. Beni dinlediğin için teşekkür ediyorum güzel insan. Kendine çok iyi davran. Görüşmek üzere, hoşçakal.
Host: Beyhan Budak
Main Theme:
This episode delves into the psychology of ‘overloving women’ ("aşırı seven kadınlar")—women who become emotionally dependent in relationships, often sacrificing their well-being for partners who do not reciprocate. Drawing upon Robin Norwood’s influential book "Women Who Love Too Much," Beyhan Budak explores the patterns, underlying causes, and potential paths to healing for women trapped in such cycles.
“O insanın hayatına girdiği zaman makina çalışmaya başlar ve kadın erkeğin sorunlarını kendi sorunlarıymış gibi görmeye başlar.” (02:39)
"İşimden mi ayrılmamı istiyorsun? Ayrılırım. Paramı, malımı, mülkümü sana vermemi mi istiyorsun? Veririm." (04:33)
"Ayaklarına kapanan kadınlar gördüm… ne olur beni bırakma." (04:40)
"O insanı hayatından çıkartırsa ortaya çıkan boşlukla baş edemeyeceğini düşünüyor." (05:36)
"Partnerinin gerçekte kim olduğuna değil de olabilecek haline aşık oluyor." (07:34)
"Bu kadınların derinlerinde çok ciddi anlamda bir özgüven eksikliği vardır ve bununla bağlantılı yalnız kalma korkusu vardır." (13:10)
"Büyük kavgalar, büyük barışmalar… bu dramatik bir filmmiş gibi aynı zamanda bir aşk hikayesiymiş gibi geliyor. Ama insanın buna ne ruhu dayanır ne de bedeni." (11:35)
Durumun Gerçekliğini Kabullen:
Geçmiş İlişkileri Haritalandırmak:
İlişkiden Uzak Durmak & Boşlukla Yüzleşmek:
Yaşadıklarını Paylaşmak:
Gerekirse Terapi Almak:
Farkındalığı Artırmak:
Son Söz (19:23 – Beyhan Budak):
“Problemin kendisi aşırı sevmek… O sevmek değil. O aslında gerçekte içimde dolmayan boşluğu başka bir şeyle telafi etmek ve bir bağımlılık. Bunu fark ettiğimiz zaman çözümün ilk adımını atmış oluyoruz.”
Dinleyicilere Not:
Eğer siz de benzer ilişkiler veya duygular yaşıyorsanız, kişisel farkındalık, destek alma ve kendi hayallerinize yatırım yapma konusunda adım atmanız bölümü dinlerken önerilen başlıca yollar arasında.