
Bu bölümde, çevrendeki insanların seni gizlice kıskandığını gösteren, ilk bakışta fark edilmesi zor ama psikolojik olarak çok net olan davranışları inceliyoruz. Kimlerin seni gerçekten desteklediğini, kimlerin ise "dost acı söyler" maskesi altında...
Loading summary
A
Merhaba sevgili dostum. Kıskanç insanlar hele ki kıskançlıklarını biraz gizliyorlarsa hayatımızı zorlaştıran insanlardan diyebilirim. Gerçekten özellikle dost dediğin insanların böyle birden değiştiğini, dönüştüğünü, seni kıskandığını görüyorsan maalesef çok yorucu olabiliyor. Bu videoda sana kıskanç insanları tanıman için birazcık böyle onların sık yaptığı davranışlardan bahsedeceğim, düşünce yapılarından bahsedeceğim. Bu arada belli bir ölçüde kıskançlık bence herkes için makul sayılabilir.
İnsanın doğasında var, başkasına zarar vermediğin müddetçe, sabote etmediğin müddetçe dediğim gibi birazcık insanın içinde var olan bir duygu. Ama bazıları vardır ki orada hissettikleriyle kalmıyor, senin hayatını sabote etmek istiyor, seni aşağı çekmek istiyor ruhsal anlamda. Bir de dost ayağıyla yaklaşıp seni böyle manipüle etmeye çalışanlar var. Ve kıskanç insanların bazıları gerçekten çok kötü niyetli olabiliyor. Ve sen onların bu kötü niyetini erkenden sezmezsen kendini korumayıp onların tuzağına düşebiliyorsun.
Dediğim gibi bunu sayacağım şeyler biraz sonra her bir belli ölçüde belli insanlarda olabilir ama birkaç tanesinin bir arada olması bizim için önemli. O yüzden bunları dikkatle dinlemeni tavsiye ediyorum. Hazırsan başlayalım. Şimdi kıskanç insanlar başkasının başarısını, kazancını kendi kaybı gibi görüyor. Onlara göre şöyle bir mevzu var.
Sanki dünyada bir pasta var ve sabit o pasta yani yüz dilimlik bir pasta ve orada başka birisi bir şeyi başardığı zaman, bir şeyi kazandığı zaman oradaki pastadan bir dilim alıyor kendine. Ve kıskanç insan eğer etrafındaki insanın kazandığını görünce kendi hakkını almış gibi düşünüyor. Ve böyle bir durumda bir öfke ortaya çıkıyor, bir sıkıntı ortaya çıkıyor. Halbuki başarı sınırsız bir şey. Ortaya çaba koyan herkesin, mücadele eden herkesin, kan ter gözyaşı içinde olan herkesin başarıyla ödüllendirilmesi kaçınılmaz.
Yani bir sefer belki es geçer, iki sefer es geçer ama üçüncü de başarı seni her zaman bulacaktır. Ama kıskanç insanlar kendileri mücadele etmek yerine başkalarının kazançları üzerinde olumsuz düşüncelere sahip olurlar. Kıskanç insanların yine şöyle bir özelliği var, başkasının başarısını dış faktörlere bağlarlar. Belki de o başkası dediğimiz insan, yani belki sen kıskanılan taraftasın, geceler boyu uyumadın, belki çok erken, yaştan itibaren çalışıyorsun, müthiş bir mücadele hikayen var. Asla onu fark etmez.
Sen kolaya konmuşsun gibi, senin belki tanıdıkların varmış gibi, torpilim varmış gibi, arkan sağlanmış gibi yorumlar. Bunu sana söylemez bu arada. En fazla ihma eder ama arkandan bunu konuşur belki senin kulağına da gelebilir. Çok fazla takmamak lazım. Çünkü sen kendin biliyorsun ne kadar mücadele ettiğini.
Kıskanç insanların böyle bir sıkıntısı var. Onların söylediği şeyleri duyunca moralin bozuluyor. Gerçekten diyorsun bu kadar emek vermedin mi acaba? Bu kadar değersiz mi görünüyor yaptığım şey? İnsan bir şüpheye düşüyor.
Ama o şüpheye düşme. Sonuç belki çok mucizevi olmasa bile sen bir mücadele verdin ve bir şeylere ulaştın. Bu çok değerli bana sorarsan. Elbette kıskanç insanların böyle bir tavrı olacak. Ve bizim ülkemizde özellikle biri bir şey başardığı zaman Maalesef ki takdir eden insanların sayısı çok az.
Yani sen başarı noktasında bir ilerleme yolundaysan ve böyle bir hedefin varsa bunu da göze almak zorundasın. Kesinlikle kıskanılacaksın, kesinlikle hakaretler edilecek, belki arkandan küfürler edilecek. Bu ülkede hiçbir başarı küfürsüz kalmıyor maalesef. O yüzden yani bu kısım senin moralini bozmasın. Ve yine kıskanç insanların çok yaptığı bir şey iğneleyici iltifatlar.
Aslında burada saldırganlık ve öfke var içeride. Yani kızgın. Senin başarılı olmuş olmana kızgın. Neden o başarılı oldu da ben olamadım diye bir öfke var içerisinde. Ama bunu ortaya koysa çiğ görünecek.
Ve bir noktada suçlu durumuna düşecek. Bunu direkt ortaya koyamıyor. Bunun yerine iğneleyici iltifatlar yapmayı tercih ediyor. Ya diyor sonunda başarmışsın maşallah. ya bu kadar çalışmaya tabii herkes başarırdı ama başarmışsın tebrik ederim.
Yani görünür de sana güzel bir şey söylüyormuş gibi ama alttan alta o öfkeyi de kusmayı ihmal etmiyor. Bu da yine kıskanç insanların yaptığı davranışlardan bir tanesi. Ve sahte endişe maskesi dediğimiz bir durum var. Görünüşte senin iyiliğini düşünür, senin adına endişeleniyormuş gibi görünür ve çok şefkatli bir portre çizebilir. Ve o anda sana gelir, ya canım kuzum işte bu işin altından kalkabilecek misin, becerebilecek misin, yapabilecek misin?
Aslında senin hayallerinden vazgeçmeni istiyordur, senin moralini düşürmek istiyordur, motivasyonunu düşürmek istiyordur ama böyle senin adına endişeleniyormuş gibi gelir. Ya da bazen, ya Beyhan çok hasta gibi görünüyorsun. Çok mu yoruyorsun acaba kendini? Ya biraz böyle ömür çalışmakla geçmez ya. Yat dinlen yani.
Biraz böyle seni çok hırslı gördüm. Yani aslında senin varoluşunda o ortaya koyduğun şey onu rahatsız ediyordur. Ama buradan bir noktadan yaklaşıyordur. Bu arada elbette sana iyilikle yaklaşan insanları ayırt edebilirsin. Bazen onlar gerçekten endişeli olabilir.
Ama kıskanç insanların tavrı o hissi sana verir. Yani normalde hiç güzel bir şey söylemeyen bir insan birden sen bir güzel noktaya geldiğin zaman, sen bir şeyleri başarmaya dair yola çıktığın zaman hemen senin adına endişelenmeye başladı. Ya bugüne kadar neredeydin be adam, be kadın? Yani bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü? Biraz bu mevzu buna benziyor bana sorarsan.
ve kıskanç insanlar kusur arayıcısı olurlar. Totalde sen müthiş şeyler başarmış olabilirsin ama ne olur mesela orada hayatında küçük ters giden bir mevzu vardır ona odaklanır. Diğer bütüncül başarıyı görmez ve küçücük bir noktada seni oradan eleştirmeye başlar. Tabi yüzüne söylemez bunu arkandan konuşabilirler. Ne yapar mesela sen diyelim ki Nobel ödüllü almışsındır, kariyerin çok iyi gidiyordur ama ilişkilerde talihsiz şeyler yaşamışsındır.
O ortamda otururken böyle çayından bir fırt alır der ki ya ne yapacaksın kariyeri ilişkisinde başarılı olamamış da ne olacak yani hani kariyeri ne yapacaksın bak işte bir sevgilisi yok bir evlenemedi gitti şimdi ne oldu onu bir hata gibi görüp diğer bütün başarıyı silme eğiliminde olabiliyor yani hayatında çok başarılı olduğun şeyler yok hükmünde minicik hataların belki de senin kontrolünde olmayan şeyler onun eleştiri hedefi haline gelebiliyor ve rekabet her konuda rekabet içinde olabilir bunu direkt senin yanında yapar ama Diğerleri biraz arkandan konuşma noktasında olabilirken. Mesela sen bir ister istemez bir şeyini anlatıyorsun ya güzel bir şey oldu. Ben bu arada böyle kıskanç olduğunu hissettiğin insanlara çok hayatındaki güzel şeyleri anlatma derim. Onları ekstra böyle tetiklemeye, tahrik etmeye gerek yok. Yani bazen istese de elde edemeyeceği şeyleri başarmış olabilirsin sen ve onun ona ulaşamayacağını düşünerekten bence her güzel şeyimizi herkese söylemememiz gerekiyor.
Bu bazen diğer insanların canını sıkabilir, üzebilir. Burada elbette bizim başarılarımızla sevinen insanlar vardır. Onlarla paylaşmak çok keyiflidir ama diğer insanları üzmeye de hakkımız yok. Yani burada bazen başarılarını böyle masanın ortasına çıkartıp şak diye koyan her ortamda her başarısını durmadan konuşan insanlara da ben karşıyım. Bu da biraz zalimce geliyor bana.
Dediğim gibi diğer insanın belki şansı yaver gitmedi, belki hayatında ters giden şeyler vardı. Onu tahrik etmenin, üzmenin anlamı yok. Bunu da hatırlatmak isterim. Gelelim rekabet mevzusuna. Yani burada biraz önce dediğim gibi abartılı bir durumdan bahsetmiyorum.
Hayatındaki makul güzel bir gelişmeden bahsediyorsun ya hemen ya kendisinde ya da tanıdıkları insanda daha iyi olan bir şeyi ortaya koyar. Bizim işte kuzende de bu vardı. Ben de şunu yapmıştım geçmişte. Bu sadece iyi olaylarda değil. Mesela sen hastalandığını söylüyorsun, doktor diyorsun, kanserden şüpheleniyor.
Ya benim teyzem de pankreastan gitti ya. İşte onun ne acılar çekti. Sen bir acı çekiyorsun ya ya da kötü bir şey yaşamışsın, hemen onun daha trajik olanı ya onda ya da tanıdıklarında vardır. Sen güzel bir şey yaşıyorsun, daha iyisi ya onda ya da tanıdıklarında vardır. Senin yaşadıklarını değersizleştirebiliyor bu insanlar.
ve görünmezleştirme konuyu değiştirme kalabalık bir ortamdasınız anlatıyorsun yine mevzu senin hayatında güzel giden bir şeye geldi diğer insanlar da ya Berhan ne güzel yapmışsın çok iyi olmuş diye şey yaparken o anda o insanlar böyle sessizleşirler tavana bakarlar fayansları sayarlar yani o anda hiç ilgilenmezler ve ilk fırsatta da konuyu değiştirme eğiliminde olur Bu arada bu kalabalık gruplar içinde olmaz sadece bir yerde WhatsApp gruplarında da olur mesela. Orada biri seni tebrik eder, o böyle çok yalandan belki tebrikler yazar, hiç konu üzerine konuşmaz, o arada ortadan kaybolur. Ya da bazen bireysel, birebir görüşmelerde de sen hayatındaki güzel bir şeyi söylediğin zaman hemen o konuya çok kısa bir değinir ve konuyu hızlıca değiştirir. Yani bu da karşı tarafın bir kıskançlık içinde olduğunu gösteriyor olabilir. Gelişimi ve emeği sıradanlaştırma.
Bunu ben çok yaşıyorum mesela. Gerçekten hani şu anda YouTube'a video çekmekmiş gibi belki basit bir işlenmiş gibi görünüyor bazı insanlara ama kesinlikle öyle değil. Yıllardır uğraşıyorsun. Bunun psikolojik baskısı var, tükenmişliği var. Hayat hakikaten kolay değil birçok açıdan ama çok da lütuf gibi gelen, şükrettiğim bir sürü şey var.
Zor gelen şeylerin yanında şükrettiklerim çok fazla. Ama şunu söyleyeyim, bu noktaya gelene kadar çok emek verdim. Tırnaklarımla geldim. Yani bir içerik hazırlarken bile uzun uzun çalışıyorsun, gözlem yapıyorsun. Kolay bir iş değil.
Ve bazen biri gelir der ki ya Beyhan der, iyi YouTube'da aldın başını gittin işte 2 milyon abonen varmış, 2,5 milyon abonen varmış. Tabi diyor sen erken girdin ondan oldu. Ya erken giren yüzlerce binlerce insan vardı. Hiç biri o noktaya gelmedi aslında. Ama sanki tek mevzunun erken girmek olduğunu düşünüyor ve ona göre yorumluyor.
Ya da diyor ki tabi sende güzel kameralar var diyor. Ondan diyor videoların izleniyor. Ya güzel kamerayla alakası yok ki. Yani anlattığın mevzuyla alakası var. Ama işte ne oluyor?
Sen hayatta müthiş şeyler başarırsın ama diğer insanlar der ki bunu çok basit bir sebebe bağlar. Ben de yapardım ama bu olmadı. Bu gerçekten can sıkıcı olabiliyor. Eskiden ben açıklama yapardım. Şöyle şöyle oldu, böyle oldu, ben ne kadar uğraştım diye.
Artık haklısın ya. Keşke diyorum sen de erkenden girseydin. Keşke diyorum bak bazen kampanyalar oluyor güzel kameralar çıkıyor uygun fiyatlara. Sen de öyle bir şey alabilirsin diye söylüyorum. Eskiden böyle bir kendini kanıtlama ihtiyacını tetikliyordu bende bu durum.
Ve gizli keyif dediğimiz bir mevzu var. Sen hayatında güzel giden bir noktadasın. Karşıdaki insan o ana kadar seni kıskanıyor ve bir noktada hayat bu. Yani talihsiz bir olay yaşıyorsun. Belki canını sıkacak bir olay.
Kötü giden bir şey oluyor o anda. Karşı tarafın böyle mikro mimikleri çıkıyor. O an anlık sevindiğini hissediyorsun. Yani paranoyaklaşmanın anlamı yok ama o hissi veriyor. Ve ne oluyor biliyor musun?
Gizli sevincin arkasından bir ben demiştimcilik çıkıyor. Ben demiştim sana. Bu ilişki yürümez. Bu iş olmaz. Bu hayal tutmaz.
İşte bu girişim batar. Yani o ben demiştimin arkasındaki keyfi görüyorsun. Böyle bir hava var orada. Bu da yine bir kıskançlık işareti olarak yorumlanabilir. Ve gizli sevinçle beraber gizli kopyalama dediğimiz mevzu var.
Bu bu arada bence tipik kıskanç davranışı diyebiliriz. Seni eleştiriyor giyim tarzından dolayı, fikirlerinden dolayı, hayat kararlarından dolayı ve ciddi anlamda yargılıyor seni. Ve bir bakmışsın ki bir ay sonra senin giydiğini giyiyor, senin yaptığını yapıyor, senin gittiğin yerlere gidiyor, senin verdiğin kararları veriyor. Oha diyorsun lan! Ne ara bunları yaptın?
Daha bir ay önce eleştiriyordun. Ve bununla yüzleşirsen her zaman makul bir sebebi vardır. Ya ben zaten yapacaktım. Ya işte onunla alakası yok, benim aklımdaydı zaten. Bu gibi seninle hiç alakası olmadığını söyleyebilirler.
Bu da gizli kıskançların bir özelliği. Ve niyet okuma dediğimiz bir şey var. Başarılı insanları, böyle itibarlı insanları, hayatta güzel şeyler yapan, iyi şeyler yapan insanları her zaman böyle riyakar, sahte olarak yorumlama eğiliminde oluyor. Sanki arkada sinsi bir plan var, insanlara hoş görünme çabası var, stratejik bir ajanda var arka planda ve böyle arkalarından konuşuyor. İyi bir şeyi hep kötü bir şeyle itibarsızlaştırma davranışı olabiliyor.
Mesela bir arkadaşınla konuşuyorsun ya Ahmet diyorsun işte çok yardımsever. Yok ya diyorsun o çıkarına bakar. Kesin bir planı vardır onun. Şimdi bunu başkası hakkında diyorsa senin hakkında da diyordur muhtemelen. Bu da yine bir özellik olarak karşımıza çıkabiliyor.
Ve kıskanç insanlar genelde kıskandıkları insanları her zaman arka planda rakip olarak görebilirler. Ve bir yandan senin bir ihtiyacın olduğu, bilgi, destek, bir telefon numarası lazım olduğu, konuyla ilgili bir kaynak lazım olduğu bunu biliyor olsa da ya elbette tabii gönderirim mesela bir telefon numarası istersin ve o telefon numarasını seninle paylaşacağını söyler ama asla göndermez. O içeride bir yerde kalır. Unuttum numarası yapar, söylemez, bilmiyorum der. Seninle kaynaklarını asla paylaşmaz.
Bak burada şöyle bir mevzu var. Şunu anlayabilirim. Kapitalist sistemde biraz rekabet fazla ya. Aynı iş yerindesin ve aynı kulvardasınız. Yani rekabet çok doğal.
O anda kaynaklarını doğal olarak seninle paylaşmayabilir. Çünkü sen öne geçebilirsin. Ama hiç alakanız yok. Hani biriniz sallıyorum, yurt dışında yaşıyor. Biriniz başka bir yerde, başka bir ülkede yaşıyor.
Ve onun sana yaptığı yardım bir şekilde kendi başarısını hiç etkilemeyecek. Kendi konumuna hiç zarar vermeyecek. Ama burada kendisine zarar vermese bile senin başarılı olmanı istemiyor. Yani o bilgiyi özellikle kendisine hiçbir zararı olmamasına rağmen senin başarılı olmamanı istediği için paylaşmıyor seninle. Bu önemli bir ayrım.
Ve geçmişi hapsetme mevzusu çok karşımıza çıkar. Şimdi diyelim ki çok ünlü bir konuşmacı olmuş, yazar olmuş, işte toplumca tanınan bir kişi olmuş olabilirsin, çok meslekte başarılısındır. Ve biri çıkar arkandan der ki işte ya lisedeki kelimeyi bir araya getiremezdi, eziğin tekiydi o ya falan diye. İşte mesleği ben öğrettim ona. Hiç kimse yüzüne bakmazdı onun böyle sümüklünün tekiydi gibi.
Şimdi böyle şeyler o insanın o ortaya koyduğu başarıyı görmezden gelir geçmişteki bir hatalı tarafını, zayıf tarafını böyle acemi tarafını alır ve onunla devamlı ölçer. Bu aslında bir duygusal regulasyon biliyor musun kıskanç insan için. Beraber aynı anda yola başlamışlar biri yolun çok ilerisine gitmiş. öbürü yolun gerisinde kalmış. E böyle olunca o yolun gerisinde kalmasını hissettirdiği olumsuz duyguyu regüle etmesi lazım.
Ne yapıyor? Onun başarısını değersizleştiriyor. Bu da geçmişi hapsetmeyle mümkün olabiliyor. Kıskançlık duyan insanlar böyle hissettikleri kişilerin yanında kendi böyle sahip oldukları imkanları, maddi gelirlerini, giydikleri markaları işte sahip oldukları statüleri çok bahsedebilirler. Şu marka olmadan giyemem, giyinemem.
İşte sabahları kahvemi illa şu kafede içeceğim. Şurada yemek yemeden kendimize gelemeyiz. İşte tatilimizi, işte şu beş yıldızlı en lüks ultra her şeyi dahilde yapıyoruz. Her zaman. Şimdi gerek var mı?
O anda ne yapıyor biliyor musun? Kırılgan hissediyor. Tetikte hissediyor ve bununla o yine biraz önce bahsettiğim gibi bir duygusal regulasyon yapmaya çalışıyor. Bu da karşımıza çıkıyor. Böyle insanlar var.
Kendimizi koruyabiliriz. Kendimizi korurken de onlarla ilişki kurabiliriz. Kıskanç insanlar her zaman karşımıza çıkacak. Ben hayatımızdan çıkarma taraftarı değilim ama mesafemizi ayarlamak önemli. Önce şunu sormak istiyorum.
Sen böyle bir şey yapıyor musun? Açık konuş şimdi. Bazen hep aklımıza başkalarının bize yaptığı şeyler geliyor ama belki de sen yapıyor musun? Ben bunu sormak istiyorum. İkincisi de şu var.
Sana bunu yapıyorlar mı? Karşılaştığın insanlar neler yapıyor bunları bizimle yorumlar kısmında paylaşabilirsin. Eğer bu videoyu beğendiysen beğenmeyi ve kanala abone değilsen abone olmayı da unutma. Kendine çok iyi davran güzel insan. Görüşmek üzere hoşçakalın.
Podcast: Kendine İyi Davran
Host: Beyhan Budak
Date: June 2, 2026
Bu bölümde Klinik Psikolog Beyhan Budak, hayatımızda var olabilen gizli kıskanç insanları nasıl tanıyabileceğimizden ve onların tipik davranış kalıplarından bahsediyor. Kıskançlığın insan doğasında var olan bir duygu olduğuna değinen Budak, bu duygunun hem kendimize hem de çevremize nasıl zarar verebileceğini, kıskanç insanların davranış örüntüleriyle anlatıyor. Bölüm, hem başkalarının kıskançlığına karşı korunmayı hem de dinleyicinin kendisine yönelik içsel bir sorgulama yapmasını teşvik ediyor.
Beyhan Budak’ın üslubu samimi, içten ve örneklendirmelerle zenginleştirilmiş durumda. Zaman zaman mizahi göndermeler yaparak dinleyiciyi sıkmadan, yakın bir arkadaş tonu ile anlatıyor. Bölüm, hem içsel farkındalık hem toplumsal gözlem açısından düşündürmeye yönelik.
Bu bölüm, gizli kıskançlık davranışlarını anlamak, hem çevremizdeki insanların hem de kendimizin bu duygudan nasıl etkilendiğini görmek isteyenler için kılavuz niteliğinde. Beyhan Budak’ın önerisi, böyle insanları tamamen hayatımızdan çıkarmaktansa araya sağlıklı mesafe koyup, başarılarımızı kendi içsel tatminimiz için kutlamak yönünde.
Kendine iyi davran, güzel insan! (16:05)